Çevrimiçi Anlaşma Veya Gerçek Para Anlaşması Yok

Bölüm Sonu: Anadolu denince: Mezopotamya — Malazgirt — Türkü — Otantik — Mutfak 1002. Bayram Mesajlarındaki en bilindik kelimeler: Huzurlu — Dileğiyle — Sevgi dolu — Hepbirlikte 1003. Polis Çevirmesi: Alkol varmı — Ehliyet — Promil — Memur bey — Sağa çek 1004. Demonte Mobilyalar: Kurulum — Sabitleme — Aparat — Matkap — Yapımarket 1006. Arkadaş ortamında: Çerez — Sohbet — Sessiz sinema — Canlı müzik — Pizza 1009. Kaçırılan Şeyler: Zıt anlamlısını bul: Roman Eleştirileri: Olağanüstü — Çarpıcı — Sürükleyici — Nefeskesen 1013. Pamuk denilince akla gelen: İlkokul teneffüsleri: Kovalamaca — Maç — Köşe kapmaca — Kantin — Su savaşı 1016. Açık Arttırma: Resmi tatil — Artıkyıl — Çizelge — Hafta — Miladi 1018.

Klişe sözler: Tipik anne replikleri: Dökmeden ye — Odanı topla — Terlik giy — Babana sor 1020. Doğal Oluşumlar: Tren Yolculuğu: Kompartıman — Vagon — El bagajı — Yataklı — Ekspres 1022. Nezlesi — Yorgunluğu — Temizliği — Dönemi — Ayları 1023. Deniz Kenarı: Deniz kabuğu — Kızgın kum — Kayık — Rıhtım — Kayalık 1024. Müze Çeşitleri: Sanat — Arkeoloji — Açıkhava — Etnografya — Askeri 1026. Böcek Isırması: Türk liralarının üzerinde bulunan figürler: Camdan Yapılan Nesneler: Akdenize Kıyısı Olmayan Ülkeler: Tatbikatı Yapılan Şeyler: Tahliye — Yangın — Kurtarma — Savunma — Deprem 1033. Elektriği İleten Şeyler: Patlıcan Kullanılan Yemekler: Dolma — Musakka — Karnıyarık — Alinazik — Güveç 1035.

En Sık Yanlış Yazılan Sözcükler: Züccaciyede Rastlanan Eşyalar: Bil Bakalım: Elektronik Posta: Alışveriş Merkezi: Çekiliş — Danışma — Kampanya — Yemek katı — Otopark 1040. Üniversite Hayatı: İngilizce — Diksiyon — Sürücü — Yüzme — İşaret dili 1043. Fırında Yapılır: Kumsalda Satılan Şeyler: Kış denince akla gelenler: Zıt Anlamlısını bul: Uçamayan Kuşlar: Karabatak — Penguen — Tavus kuşu — Hindi — Devekuşu 1051. Alerji belirtileri: Döküntü — Hapşırık — Akıntı — Yanma — Nefes darlığı 1053. Sarsıntı — Zelzele — Fay hattı — Tsunami — Tektonik 1054. Hediyelik Eşyalar: Anahtarlık — Peluş — Yastık — Ayıcık — Müzik kutusu 1055.

Kilişe sözler: Erkekler — Arkadaş — Defansa — Diyete — Arayacağız 1057. Ekip Çalışması: Uçurtma Yaparken: Nasreddin Hoca: Mavinin Tonları: Yön Bulmada Yararlanılan Şeyler: Geçmişten Günümüze Alfabeler: Birleşik Kelimelere Örnekler: Demirbaş — Külbastı — Kaynana — Sütlaç — Karadul 1070. Bulmaca Türleri: Sevgiliye Söylenen Sözler: Matematik Problemleri: İş Güvenliği Malzemeleri: Türkiye de ki Akarsular: Hamur İşleri: Pamuk Prenses: Üzerinde Tuş Bulunan Şeyler: Zıt Anlamlısını Bul: Dönen Şeyler: Vantilatör — Değirmen — Pervane — Semazen — Devran 1090. Silah Çeşitleri: Altıpatlar — Sapan — Pompalı — Tek saçma — Kurusıkı 1091.

Sapma — Tahmin — Olasılık — Ortalama — Genelleme 1092. Bilgi Yarışmaları: Çarpması — Enerjisi — Tutulması — Paneli — Sistemi 1095. Geri Dönüştürülebilen Malzemeler: Derin Dondurucudaki Gıdalar: Kullan- at Ürünler: Enjektör — Galoş — Bardak — Islak mendil — Abeslang 1098. Çikolata Denince: Evin Bölümleri: Başlıca İthal Ettiklerimiz: Doğalgaz — Elektrik — Gübre — Otomobil — Ham petrol 1102. Coğrafi Yer Şekilleri: Ödül Törenlerinde Verilenler: Tatile Giderken Yanımızda Bulunanlar: Hasır Şapka — Fön makinesi — Sinek kovar — Şinorkel 1105. Beden Eğitimi Dersi: Eşofman — Minder — Turnike — Boy sırası — Sağbaştan 1107.

İş Dünyası Buluşmaları: Kongre — Seminer — Konferans — Kurultay — Çalıştay 1109. Düzenli Spor: Olağan dışı — Demeç — Ayrıntı — Güvence — Bağnazlık 1112. Reşat — Sarraf — Cumhuriyet — Yastık altı — Yatırım 1113. Deprem Çantası: Unutulan Şeyler: Melankoli — Panik atak — Terapi — Bilinç — Telapati 1117. Kültürü Oluşturan Unsurlar: Küresel Isınma: Karadelik — Galaksi — Kozmik — Sonsuzluk — Işık yılı 1121. Kolanın Kullanım Alanı: Onaylama Kelimeleri: Anlaşıldı — Tamamdır — Hayhay — Elbette — Haklısın 1123. Yerken Birbirine Yapışık İkililer: İlkbaharı Müjdeleyen Şeyler: İş Görüşmesi: Uçak Yolcusunun Yanına Alamadığı Şeyler: Kanbağı — Kıskançlık — Paylaşım — Rekabet — Sırdaş 1129.

Tarihteki Ünlü Aşklar: Yağda Kızartılan Şeyler: Pandoranın — Geri dönüşüm — Sigorta — Gelen — Posta 1133. Bireysel Sporlar: Mesajlaşırken İlk Söylenen Sözler: Haberlerde Sıkça Karşılaştıklarımız: Ropörtaj — Teknoloji — Kaza — Transfer — Tutuklama 1138. Minibüs Şoförü Replikleri: Geçmez — Kapatıyorum — İlerleyelim — Bozuk yok mu 1139. İç Dekorasyon: Aydınlatma — Tadilat — Mimari — Mobilya — Aksesuar 1140. Tersten Okunuşu Aynı Olan Kelimeler: Filmlerdeki Polis Replikleri: Aşırı Dikkat Gerektiren Şeyler: Şaşırma Ünlemleri: Yuh — Ciddimisin — Gerçektenmi — Şakamı bu — Hadibe 1146. İş Adamı: Hoş Karşılanmayan İnsan Tipleri: Umursamaz — Yalancı — Açgözlü — Geveze — Kibirli 1149. Kırsal Kesim: Heyecan Yapılan Yerler: Kürsü — Penaltı — Lunapark — Doğum — Nikah masası 1152.

Tel Tel Olan Şeyler: Püskül — Kadayıf — Şehriye — Süpürge — Bulaşık teli 1153. Enfeksiyon — Mısra — Farfara — Harabe — Tevazu 1154. Kale Kuşatması: Uzunluk Ölçüleri: Çıkarıldığında Rahatlanan Şeyler: Askeri Kamp: Eğitim — İrade — Dayanıklılık — Komando — Muharebe 1158. Gürültülü Yerler: Kese kağıdı — Tartı — Perakende — Yeşillik — Tüccar 1161. Ev Tipleri: Para ile Satın Alınamayanlar: Rahatsız Edici Şeyler: Halı Türleri: Komşudan İstenen Şeyler: Tarihteki Savaşlar: Çaldıran — Dandanakan — Preveze — Mohaç — Ankara 1167. Ege Denince Akla Gelenler: İp Kullanılan Yerler: Telefondaki Ayarlar Menüsü: Tuş kilidi — Batarya — Parlaklık — Bağlantı — Ekran 1173. Nostaljik Şeyler: Yazı Yazılan Yerler: Yedigöller — Kuş cenneti — Nemrut — Uludağ — Munzur 1176.

Taşeron- Pırıltı — Yasemin — Foseptik — Devremülk 1501. Çabuk Biten Şeyler: Ayna Karşısında Yapılanlar: Çok Yavaş anlamında kullanılan kelimeler: Kağnı — Kaplumbağa — Ağır — Uyuz — Aheste 1504. Ağaçta Yaşayan Canlılar: Ağaçkakan — Koala — Sincap — Baykuş 1505. Basketbol Spikerinden Duyabileceğiniz Terimler: Üçlük — Basket faul — Son saniye — Ayak çizgide 1506. İğrenç Espriler: Küçük su birikintisine ne denir: Sivilce Geometri Seven Pokemona ne denir: Dikaçu 1508. Sık Rastlanılan Alerjiler: Polen — Kurdeşen — Egzema — Saman nezlesi 1509.

Esnafa Söylenen Sözler: Hayırlı İşler — Üst Kalsın — Kolay gelsin 1510. Geçmişten Günümüze En Klasik İsimler: Ayrılık Evresi: Oyun Salonu: Sıra Gecesi Denince: Muz Kabuğu 1515. Müzik Türleri: Sevgiliden Gelen Trip Mesajları: Askerlik Yaparken Sıkça Duyacağınız Kelimeler: Ruhsatta Yazanlar: An Gerçekleşir: Katip — Müşteki — Başsavcı — Mağdur — Mübaşir 1521. Dökülmeye Başlar: Konya Denince Akla Gelenler: Savaşlarda Erişilen Unvanlar: Eyfel'in arka bölümündeki Champ-de-Mars diye adlandırılan bahçelere geçiyoruz artık. Armanın altında "Sallanır ama batmaz " yazmaktaymış. Oldukça güzel dizayn edilmiş ağaçlarla upuzun yeşillik bir bölge. İnsanlar bu yeşilliğe yayılıp Eyfel'in tadını çıkartıp, fotoğraf çektiriyorlar.

Biz de indikten sonra bir gölgelikte hem dinlenip hem de fotoğraf çektirmeyi ihmal etmiyoruz. Eskiden bu bahçeler subay adaylarının tören alanı olarak kullanılırmış. Ama artık 14 Temmuz'da Devrim'in yıl dönümünü kutlamak için düzenlenen at yarışları, balon gösterileri ve halk kutlamalarında kullanılmaya başlanmış. Bu yeşillik bölümün ucunda kocaman Ecole Militaire'yi göreceksiniz. Ama yeşillik alanın bittiği yerde üzeri yazılarla dolmuş bir cam alan var, neden yapıldığını bir türü anlamış değiliz. Louise tarafından yoksul subayların oğulların 500 tanesini eğitmek için kurulmuş.

Akademi'nin ilk öğrencileri arasında Napolyon da varmış. Fotoğrafta gördüğünüz gibi üç adet eğimli, bumerang tipli binanın ortadan birleştirildiğini düşünün işte öyle bir yapı burası. Hatta okulu bitirirken aldığı karnede şöyle yazıyormuş: İçinde metalden koca bir dünya var ve birçok da modern sanat eserine sahip. Bu arada yol boyunca kiralık bisiklet stantları görüyoruz. Ama biz devamlı gezi hali ve metro kullanımı yaptığımız için hiç kiralamayı düşünmedik. Bunların içinde Pablo Picasso'nun duvar resmi, Miro'nun seramikleri ve Henri Moore'nin heykelleri sayılabilir.

Aslında Paris bisiklet için oldukça uygun bir kent. Hava öyle sıcak ki yine de bir yerleri görme telaşımız ve merakımız var ya.. Ama uzaklardan Dome Kilisesi'nin o parıltılı çatısı gözükünce içime bir su serpiliyor doğrusu. Alabildiğine düzlüğü ve arabanın girmediği bir çok yolu var. Devasa ve sizi uzaklardan kendine çeken bir yapı bu. Louise 1676 yılında , Jules Hardouin-Mansart'tan Invalides askeri barınaklarının bulunduğu bu bölgeye Dome Kilisesi'ni yapmasını ister. Askerler için bir kilise zaten olmasına rağmen burası kraliyet mezarları için ayrılır.

Fakat Güneş Kral ölünce buraya gömülme planı gerçekleşmemiş. Bina onun yerine Bourbon Hanedanı'nın şanına dikilmiş bir anıt haline gelmiş. Louise-Philippe 1840 yılında Napolyon, Vauban ve Mareşal Foch gibi birçok askeri dehanın mezarlarını da buraya getirtip buranın Fransız askeri anıt mezarı haline gelmesini sağlamış. Dome Kilisesi'ne girmek için bilet almanız gerekiyor. Bizim Museum Pass'ımız olduğu için para ödemiyoruz ama bilet alırsanız 9 euro ödüyorsunuz. Kiliseye girmeden cafesinde bir şeyler atıştırıyoruz. Fiyatlar uygun , bizim müze cafelerdeki gibi uçuk değil merak etmeyin.

Öğle yemeğimizi yeyip, kendimize gelip, tuvalet ihtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra kilisenin içine giriyoruz. Yukarıda gördüğünüz naaşın altı tane tabuta konulmuş halidir. Dome Kilisesi'nden çıktığınızda içiniz bir hoş oluyor desem yalan olmaz. Yapı aslında bir anıt mezar olsa da gözünüze oldukça hoş geliyor. Kilisenin çıkışında sağa döndüğünüzde uzun yürüyüş yolundan arkaya doğru yürürseniz Dome Kilisesi'ne bitişik olan St-Louis des Invalides'i göreceksiniz. İç mekanı savaşlarda elde edilen sancaklarla dekore edilmiş. Dünya Savaşı'nda gösterilen kahramanlık anısına kurulan Musee de l'Ordre de la Liberation var. Bu koca bina Fransız gazileri ve o güne kadar dilenerek geçinmek zorunda kalan kimsesiz ve sakat askerler için yapılmış ilk hastaneymiş.

Geçtiğiniz bu bölüm aslında solda bulunan müzeler için bir geçiş yeri. Binanın dış görünüşü oldukça çekici ve Sein Nehri'ne kadar uzanan bakımlı bahçeleri de oldukça göz dolduruyor. Bulunduğumuz yerden yani Invalides'in köşesinden sağa yani Dome Kilisesi'nin bir paraleli olan yolda ilerliyoruz. Yol üzerinde küçük bir benzin istasyonu görüp, fotoğraflamayı ihmal etmiyoruz. Bizim ülkemizdeki gibi bir istasyon şehir içinde asla görmedik. Zaten burada insanlar genelde toplu taşımayı kullanıyorlar. Rodin 1908 yılından, öldüğü yıl olan 1917 yılına kadar burada yani Hotel Biron'da çalışmış ve yaşamış. Rodin'in devlete ait bir daire ve stüdyo karşılığında devlete bıraktığı eserler burada sergileniyor.

Rodin Düşünen Adamı insana özgü tüm duygu ve düşünceleri yansıtması için yapmış. Ve heykelin olduğu bölüme girerken bir konuşma sesi duyuyorsunuz. Önce biri mi yapıyor diye düşünüyorsunuz ama yok biri etrafınızda iç çekiyor, bağırıyor, söyleniyor. Çalıların içinde bir hoparlör, sizi şaşırtmak için elinden geleni yapıyor. Müzenin ana binasının arkasında alabildiğine bir yeşillik ve onun ucunda da bir havuz var. Burada olup bu eserleri yapmak doğal bir insan hareketi gibi geliyor bana. Bu kadar güzelliğin karşısında bir şeyler üretmeye mecbursun gibi geliyor. Sıcakta biraz nefeslenmek için bahçenin sağındaki müze cafede oturup, bir şeyler içiyor, biraz da dinleniyoruz.

Soğuk içeceğimizin yanına Fransa'da çok tüketilen hafif bir tatlıyı da eklemeyi ihmal etmiyoruz. Aslında dibi reçel olan bir yoğurt bu, hani annelerimizin evde tatlı olmadığında tatlı yaratmaya çalıştığı zamanlardan kalan eski bir stil. Daha önce koleksiyonunun bir parçası Sabancı Müzesi'ne geldiğinde ziyaret etmiştim ama burada kendi yerinde görmek çok daha iyi oluyor. Biraz dinlenceden sonra bahçedeki diğer parçalar için kalkıyoruz. Gezerken sanat tarihçisi olduğunu anladığım bir kaç kişi sanırım öğrencilerine heykeller hakkında bilgilendirme yapıyordu. İçimde geçmedi değil, bir kere daha kendi kendime "Neden sanatla uğraşacak bir iş yapmadın ki" diye söylenmeden edemedim.

Rodin'in Dante'nin İlahi Komedya'sından esinlenerek yaptığı bir eser bu. Rodin de bunun üzerine tutku, şiddet ve umutsuzluğu en iyi şekilde anlatacak ve İlahi Komedya'nın cehennem tasvirlerini içeren bu çalışmayı yapmaya başlamış. Fakat 10 yıl gibi bir zaman çalışsa da yapıtı hiç bir zaman tamamlayamamış. Öldükten sonra bronzları dökülüp, Musee de Orsay'da sergilenmiş. Bu muhteşem esere dikkatlice bakarsanız içinde Rodin'in diğer eserlerinden de parçalar görmeniz mümkündür. Birçok müzede veya hediyelik eşya satıcılarında bu eserin minyatür halini satın alabilirsiniz. Rodin insanların verdikleri kararın ciddiyetini olduğu gibi yüzlerine yansıtmayı başarmış. Ben de internetten araştırıp sizinle paylaşmak istedim.

Elimdeki kitapta bahçede olduğu söylense de benim göremediğim bir ünlü eser daha var. Rodin bu heykeli yapınca Fransızlar şoka uğramışlar. Sanat çevreleri bu heykel sebebiyle ikiye ayrılmışlar. Ama olaylar bir süre sonra Dreyfusçular ve karşıt taraf olmak üzere politikaya kayınca Rodin bu heykeli sergilemekten vazgeçmiş. Ne kadar kibar bir bilgilendirme şekli olduğunu görün. Bu ilerlediğimiz yol üzerinde önemli bir kaç bina var. Bir de günümüz sözde müeahhitlerinin binalara yerleştirdikleri kaba ötesi yazıları düşünün. Başbakanlık konutu olduğu için binaya yaklaştığınız an korumaları sokağın her iki ucunda da görmeniz mümkün.

Burası özel bir müze olduğundan sadece görüp, çıkıyoruz. Bundan sonrası için metroya binip yolumuzu kısaltalım istiyoruz. Rue de Bac dan metroya binip Ecole Militaire'de iniyoruz. Biraz yürüyünce de Rue Cler caddesine yani Paris'in ünlü pazarlarından birinin bulunduğu hareketli caddeye geldik. Bugün pazar olduğu için pazarımız kapalı ama hafta içi buraya uğrarsanız bin bir çeşit sebze ve meyvenin satıldığı bu renkli pazarı görüp de bir şeyler almamanız mümkün değil. Burası L'Alma köprüsüne girmeden hemen sağda bulunuyor. Müze kartımız geçtiği için para vermiyoruz ama normalde giriş 4 euro. Dar merdivenlerden aşağıya inerken burnunuza gelen kokular hele de bu sıcakta pek iyi değil ama merak işte insanı kanalizasyona bile sokturuyor.

Daracık bir çıkıştan çıkıp, yolun karşısına geçiyoruz. Hedefimiz Rer-C aktarmayla Arc de Triomphe'ye varmak. Ama daha önce Rer treni kullanmadığımız için biraz tereddütlüyüz. Acaba elimizdeki bilet Rer de geçer mi diye düşünceliyiz. Bu arada Rer treni, çift katlı tren ve metroya göre daha uzak mesafelere gidiyor. Bu metro trenlerinin işleyişi biraz farklı, bu sebeple gelecek trenlerin son duraklarına bakın derim. Başlarında VICK gibi kısaltmalar oluyor ve diğer trenlere göre daha az yani iki sefer arası 5-10 dakika arasında değişiyor. Sebebi her yıl düzenlenen Tour de France Bisiklet Turnuvasıydı. Binlerce insan ünlü Champs-Elysees'in kenarına birikmiş, bisikletçilerin geçmesinin bekliyorlardı.

Tabi bu durumda bugünkü Arc de Triomphe planımızda suya düşüyordu. Biz bu şöleni görebileceğimiz bir restorana oturup, acıkan karınlarımızı doyurmayı tercih ediyoruz. Bugün bu turnuva sonuçlanacağı için insanlar oldukça coşkulu. Bizim için ise oldukça yoğun bir program sonrası Tour de France denk gelmek güzel oluyor. Bu köprü için müthiş bir mühendislik harikası diyorlar. Çünkü Sein nehri üzerinde 6 metre yüksekliğinde tek aralıklı çelik bir kemerden oluşuyor. Tasarım çalışmaları her iki bölgenin de görselliğini bozmayacak şekilde olması için çok sıkı denetlenmiş. Otele gittiğimizde artık turnuvanın da birincisi belli olmuştu. Kenya doğumlu, bir süre Güney Afrika'da yaşamış ve şu an Birleşik Krallık pasaportu taşıyan Chris Fromome 2013 dünya şampiyonu olmuş.

Yeni güne önce muhteşem Paris kahvaltımızla sonra da bugünkü rotanın heyecanıyla başlıyoruz. Bugün dünyanın sayılı sanat koleksiyonlarından birine sahip müzelerinden birini ziyaret etmekle başlayacağız, Louvre Müzesi. Bu sebeple kahvaltıdan sonra çantalarımızı sırtımıza takıp, metro ağının içine dalıyoruz. Her gün 1 ya da 2 aktarmayla gideceğimiz yere yerin altından rahat rahat ulaşmak bu şehrin en büyük artısı diye düşünüyorum. Louvre 1190 yılında Kral Philippe-Auguste tarafından Paris'i Viking akınlarına karşı korumak için bir kale olarak yapılmış bir bina aslında.

François zamanında yerini Rönesans bir binaya bırakıyor. İzleyen 400 yıl boyunca Fransız Krallar ve imparatorlar binayı durmaksızın genişletiyorlar ve bu hale geliyor. Merdivenle indiğiniz anda zaten bir hengame karşılıyor sizi. Alt kata inince ilk yapacağınız şey hemen bir broşür almak olsun. Bu broşür size en önemli eserlerin nerede olduğunu şemalar ve katlarla gösteriyor. Ararken oda numaralarını takip etmeniz faydanıza diyorum. Bu üç bölüm sizi dışarıdaki büyük binanın içlerinde 4 kat boyunca dolaştırıyor.

Bina Richelieu, Denon ve Sully olmak üzere üç ana bölümde eserleri sergiliyor. Müze daha önce de söylediğim gibi oldukça büyük ve üç ayrı kanatta fakat sekiz ayrı konu ile gezginleri bekliyor. Bunlar; resim ve heykel, ki bunlar ait oldukları ülkelere göre düzenlenmişlerdir. Bunun dışında Yakın doğu eserleri; Mısır eserleri; Yunan eserleri; Etrüsk ve Roma eserleri; İslami eserler,;dekoratif eserler; resimler, baskılar ve desen çalışmaları gibi bölümlere ayrılmış. Efendim bu koridordaki Uzak Doğuluları takip ettiğiniz anda Mona Lisa'yı buldunuz demektir. Louvre'nin Yunan heykellerinin en ünlülerinden biridir bu heykel. Biz öyle yapıyoruz ve Mona Lisa'nın bulunduğu odaya yani Salle des Etats'a girince kalabalıktan ve gürültüden zaten burada bir şeyler olduğunu anlıyorsunuz.

Daha doğal görünümlü insan heykellerinin üretilmeye başlandığı Helenistik dönemden yani M. Sanki hiç görmediğimiz, bilmediğimiz bir şey mi ama insan cidden heyecanlanıyor böyle önemli parçalarla gerçek yaşamda karşılaşırken. Herkes bu yaşamda bir kere dahi olsa Mona Lisa'yla bir fotoğraf karesini paylaşma derdinde. Bu ünlü resme arkanızı verin tam karşınızda yine ünlü bir resmi göreceksiniz. Paolo Caliari'nin "Cana'da evlenme tablosu" da görülmesi gerekenler içinde bulunuyor. Bulunduğu duvarı olduğu gibi kaplayan kocaman bir resim. Bu bölümde göreceklerimizi gördükten sonra bulunduğumuz bölümün bir paraleline Semadirek Kanatlı Zaferi'nin solundaki merdivenlerden çıkarak ulaşıyoruz ve sağ duvarda Napolyon'un karısı Josephine'ye taç giydirdiğini gösteren muhteşem bir resmi görüyoruz.

Bu arada Louis David'in bu tablosu hakkında kısa bir dedikodu da vereyim size. Napolyon, Notre Dame Katedrali'nde düzenlenen bu taç törenine Papa'yı da çağırmış ama bundan önceki törenlerde tacı takan Papa'ya bu görevi vermemiş. Yani bir anlamda çağırarak Papa'ya olan saygısını gösterirken, bir yandan da tacı kendisi takarak meydan okumayı tercih etmiş. Papa'nın Napolyon'un arkasında durduğunu görebilirsiniz. Ama asıl dedikodu şimdi geliyor, sıkı durun: Annesi Josephine'i eş olarak kabul etmeyip de sözünü dinletemeyince taç törenine katılmayı da kabul etmemiş. Tabloyu yapan Louis David'e annesini de baş köşeye çizivermesini sipariş etmiş.

Bu salonda bu büyüklükte sağlı sollu birçok devasa, muhteşem resim göreceksiniz. Yani Josephine'in arkasında aynı hizada ortada oturan kadın Napolyon'un annesi oluyor. Keşke daha fazla vaktimiz olsa da doyasıya bu havayı solusak, her bir ayrıntıyı inceleyebilsek. Ama başka bölümler, başka orijinal eserler görmek için istemesek de ayrılıyoruz. Oturan Katip heykeli kalker taşından yontulmuş ve üzeri boya ile renklendirilmiş. Eski Mısır'da katipler hayatlarını yazıyla kazanan kişiler ve mevkileri son derece önemliymiş.

Bu heykelde de zaten genç adam yazmaya hazır bir şekilde, papirüsü elinde tutmuş, bekliyor. Mısır bölümünde Oturan Katip gibi günlük hayatın parçalarından kesitlerin olduğu bir çok heykel göreceksiniz. Bu bölümü hızlıca geçerek, Richelieu kanadında Napolyon Odaları olarak bilinen daireleri görmeye gidiyoruz. Odalardan fazla oyalanmadan çıkıyoruz ama bu kanadı bitirip öyle diğer kanatlara geçelim diyoruz. Artık görebildiğimiz kadar deyip bir başka sefere diyeceğiz. Tam olarak nereyi dolaşalım sıkıntısı içerisindeyiz. Philippe Auguste'nin kalesine ait olan ikiz kulelerin tabanı ve açılır kapanır desteğini burada görebilirsiniz.

İzlediğimiz platformda bir eğlencelik bir kamere çekimi vardı. Önünden geçtiğimiz yer hem bizi çekiyor hem de görüntüde başka insanlar yürüyordu. Bunu anlayıp görüntüden geçen insanların kenarından fotoğraf çekmek biraz zor oldu ama kıyısından, köşesinden kendimizi yakalayabildik. Louvre'de son durağımız ünlü bir parça oluyor, Milo Venüsü. Normal hali boyalı olmasına rağmen bugün boyaları kalmamış. Ayrıca mevcut olan kolye, küpe ve bileziklerden geriye sadece onları bağladıkları izler kalmış. İşte Milo'nun Venüs'ünün İtalyan hükümetine geri verilen Medici'nin yerini doldurması istendiği için heykel önemli bir kültürel hazine olarak sunuluyor.

Bu büyüleyici heykeli ve Louvre'u artık geride bırakıp yorulan bedenimizi dinlendirmeye ve acıkan karnımızı da doyurmaya karar veriyoruz. Geldiğimiz yoldan çıkıp karşıdaki metro durağının hizasındaki ışıklarla karşıya geçtiğimizde, köşede bir cafeye giriyoruz. Yaklaşık 20 yıldır Fransa'da yaşayan Ahmet Bey bir çok iş yapmış ve cafe işletiminde karar kılmış. Ahmet Bey ile memleketin son halinden, Fransa'da ülkemizdeki olaylar hakkında neler düşünüldüğünden konuştuk. Burada yaşamalarına rağmen her şeyi takip ettiklerini söyledi.

Sohbet sırasında siparişimizi vermeyi ihmal etmedik. Gelmeden ününü çok duyduğumuz Fransız crepini denemeye karar veriyoruz. Birimiz keçi peynirli crep, birimiz de salata söyleyerek öğle yemeğimizi beklemeye başlıyoruz. Hala Louvre çevresindeyiz ve gezilecek daha çok yer var bu bölgede. İlk iş tekrar Louvre'un içinden geçip alt ucunda göreceğimiz şeyleri tamamlayalım dedik. Ama hazır karınlar doymuşken Louvre'un sevimli piramidiyle de görsel bir şeyler yakalasak mı düşüncesiyle yine biraz fotoğraf çekimi yapıyoruz.

Napolyon bu kemeri eski Tuileries saray bahçelerinin girişi için 1805 yılındaki zaferleri anısına dikmiş. Mermer sütunların üstünde Grande Armee askerleri bulunuyor. Daha önce burada bulunan Venedik'teki St- Marco Meydanı'nına ait olan atlar 1815 te geri iade edilmiş. Yine kemerli bir geçişle tam Louvre müze kompleksinin sağında kalan ve hediyelik eşya mağazalarıyla dolu olan Rivoli caddesine geçip oradan da bir paraleldeki St-Honore'ye geçiyoruz. Bu sokaklar Paris'in en hareketli alışveriş noktalarından ikisidir.

Pasajlar, butikler, hediyelik eşyacılar, kitabevleri.. Sonunda 1815 yılında kütüphanecilerden biri Alexandre Dumas olan müstakbel kral Louise-Philippe tarafından eski saygınlığına kavuşturulmuş. Palais Royal'ın avlusunda Daniel Buren'e ait taş sütunları görün derim. Bu sütunlar tüm tepkilere rağmen 1986 yılında buraya yerleştirilmişler. Bugünse çocukların ve kaykaycıların oyun alanı gibi bir şey olmuş. Parkı çevreleyen binaların altlarındaki geçitlerin birinden geçip, dışarı çıkıyoruz. Yani aslında Comedie Française i başlangıç noktası alırsak, şu an çıktığımız yolla tekrar ona doğru yürüme pozisyonundayız diyebiliriz.

Ama yolumuzun üzerinde Moliere için yapılmış güzel bir çeşme var. Louvre'un mimarı Lemercier tarafından tasarlayan bu kilisenin temeli 1653'te XIV. Yüksekliği 126 mt olan bu devasa kilisenin ön cephesinde 1795 yılında kilisenin basamaklarını savunan kraliyet askerlerine saldıran Napolyon'un askerlerinin açtığı ateşin izlerini görebilirsiniz. Meydanın tam ortasında bir sütun üzerinde Napolyon'un heykelini görebilirsiniz. Kilisenin içini kapalı olduğu için göremedik ama bulunduğunuz yolda aynı doğrultuda ilerlerseniz karşınıza yine sağ tarafta çok güzel bir meydan çıkıyor. Bu meydan normalde akademi ve elçilikler için tasarlanmış ama bankerler zamanla bölgeye taşınıp şatafatlı evler yaratmışlar.

Günümüzde meydan hala doğal dokusunu korusa da bugün hala bankerlerin ve kuyumcuların yuvası gibi. Bu arada bilginize Frederic Chopin 1848 yılında No: Bu meydanda ayrılıp tekrar Louvre'un yanındaki Rivoli caddesine ulaşıp, artık yavaş yavaş Tuileries Bahçelerine doğru giriş yapmayı planlıyoruz. Ama yol üzerinde Piramit Meydanı place des pyramids dedikleri yeri görüyoruz. Tam ortada yaldızlı Jean D'arc heykeli kraliyet yanlılarının gözde yeriymiş. Bu bahçeler bir zamanlar Tuileries Sarayı'nın bahçeleriymiş. Şimdi Louvre'dan Champ-Elysses'e kadar uzanan bir yeşil manzaranın ta kendisi.

Bahçelerde genellikle heykel, havuz ve fıskiyeler vazgeçilmez. Concorde Meydanı Paris'in göbeğinde sekiz hektarlık bir alana yayılmış Avrupa'nın en görkemli meydanlarından biridir. Louis Meydanı olarak bilinen alanın sadece kuzey kısmında malikaneler bulunuyor ve bu alan sekizgen biçiminde bir forma sahip. Louise heykelinin yerini daha sonra bir giyotin almış ve burada iki buçuk yıl içinde 1119 kişi idam edilmiş. Louise, Marie-Antoinette, devrim liderlerinden Danton, ve Robespierre gibi ünlüler bulunuyor. Meydanın adı daha sonra bir uzlaşma yaratmak amacıyla Concorde olarak değiştirilmiş.

Her 14 temmuz günü Champs-Elysees boyunca düzenlenen geçit törenlerinin son bulduğu ve zirveye ulaştığı yer burasıymış. Kısmetse Paris'e bir daha bu gösterilerin olduğu zaman gideriz. Birçok kişinin son nefesini verdiği bu meydandan ayrılarak Quartier Opera bölgesinde bulunan La Madeliene Kilisesine doğru yürümeye başlıyoruz. Kilisenin ön cephesi aslında Concorde meydanını dik kesen yolların birinin sonunda yer alıyor. Kilise Maria Magdalena' ya adanmış, oldukça büyük ve ihtişamlı bir kilise. Daha içine girmeden görüntüsüyle sizi büyülüyor desem yalan olmaz. Napolyon askeri başarılarını adamak için bir kilise yaptırmak istiyor ve 1806 yılında Jena Çarpışmasından sonra Pierre Vignon'a bu binanın siparişini veriyor.

Mutlaka milyonerlerin süpermarketi diye adlandırılan ve No: Biz de ilk önce onu ziyaret etmeye karar veriyoruz. Ama içeri girer girmez sanki bir markete değil de ünlü bir markanın butiğine girmiş hissine kapılıyorsunuz. Hediard Fauchon'a göre biraz daha market havasında. İçerideki ürünleri tatmanız için küçük ikramları var mutlaka deneyin derim. Örneğin Çin'de yediğimiz Uzak Doğu meyvelerinin bir kısmını burada gördük. Hediard'tan çıkarak Opera bölgesini gezmeye devam ediyoruz. Ana caddeye çıkıp, Capucines Caddesi boyunca yürüyoruz. Bu bölgede ise La Madeilene Kilisesi'nden ayrılan 8 bulvar var. Aslında bu yürüdüğümüz yol Boulevards diye adlandırılıyor.

Bu bulvarlarda şık cafeler ve restoranlar oldukça bol ve kalabalıkları kendine çekmeyi hala başarıyor sanırım. Buradaki bir geçit sayesinde Opera Binasının olduğu bölgeye kısadan çıkıp bu geçidi de görmüş olacağız. Geçiti geçtiğimizde artık Opera Binası'na doğru iyice yaklaşıyoruz ama size burada gezeceğiniz iki yerden bahsetmek istiyorum. Bunlardan biri bir bal mumu müzesi Grevin diğeri de Paris'in tarihsel geçmişini anlatan Paris Story adında bir müzedir. Paris Story'nin özellikle bu şehre ilk gelenler için çok faydalı olduğunu okuduk. Tanıtım için 1 saat süren ve Victor Hugo'nun bir hologram figürü tarafından anlatılan bir de film varmış ama 3 aydır Paris hakkında yeterli derecede kitap okuduğumuzdan biz bu tanıtım yapan müzeye girmeyi tercih etmiyoruz.

Eğer opera binasını görüp, bakakaldıysanız ve biraz da dinlenmek istiyorsanız hemen köşedeki Cafe de la Paix'e uğrayın derim. Soğuk bir şeyler içerken bölge hakkında da araştırma yapmayı ihmal etmiyoruz. Bulunduğumuz bölge aslında bir ticaret ve turizm merkezi olarak anılıyor Paris'te. Şık ve pahalı mağazalar, popüler alışveriş merkezleri mevcut. Akşam olunca da tiyatrolar, sinemalarla farklı bir kalabalığa bürünüyormuş. Cafede dinlendikten sonra cafenin iki paralel sokağında bulunan bir bara gidiyoruz. Adını 1913 yılında burayı satın alan barmenden alıyor ama bizim için önemi Ernest Hemingway ve F. Scott Fitzgerald'ın bu barın müdavimlerinden olması.

Bu pasajlar yapıldığı dönemde ticarethaneler, atölyeler ve apartmanlar için yaşayan kapalı bir alan oluşturmuşlar ama bir süre sonra gözden düşmüşler. Fakat bu pasajın gözden düştüğü her halinden belliydi. Biz çaylı istedik ve buzlu çayımızı içerken biraz da bu güzel ortamın tadını çıkarttık. Birçoğu kapalı dükkanlar ve olanlar da oldukça bakımsız, anlamsız dükkanlardı. Bir yandan Paris için getirdiğimiz kitapları çıkıp okumak istiyoruz. Metrodan çıktığımızda dünkü yoğun Tour de France kalabalığından eser yoktu. Napolyon en büyük zaferi olan 1805 yılındaki Austerlitz Savaşı'ndan sonra askerlerine "Eve döndüğünüzde zafer takı altından geçeceksiniz "diye bir söz vermiş.

Ve bu salondan da yine kısa bir çıkışla nihayet en tepeye varıyorsunuz. Elimizdeki kitapta mutlaka görün dedikleri Pasges Vivienne'yi bulmak için geldiğimiz yola dönüp yani Madeleine metro durağın karşısına geçip, dümdüz yürüyoruz. Yol kenarına gelip bu devasa anıta nasıl geçeriz diye bakınırken hemen solumuzda bir alt geçit olduğunu gördük. Buraya böyle gün batımına yakın gelirseniz oldukça keyifli oluyor. Başınızın üstünde hafif hafif esen rüzgar eşliğinde, 12 koca yola bakmanız mümkün. Bugün güne Paris'e yukarılardan bakan ve sanata doyacağımız şirin bir bölgeye, Montmarte'ye gidiyoruz.

Bu yüzden de muhafazakar Paris sakinleri gözünde bir sefahat yuvası olarak anılmasına sebep olmuş. Bugün gece hayatı eski cazibesini kaybetmiş, eskisi kadar yazar, çizer de olmasa da sanat o günkü kadar olmasa da yine devam ediyor. Bulunduğumuz yerden 2 aktarma yaparak yaklaşık yarım saatte Montmarte'ye varıyoruz. Tabi burası yüksek bir yer olduğundan istasyonda indiğinizde yukarıya ya epeyi basamakla ya da asansörle çıkıyorsunuz. Artık Montmarte bölgesine giriş yapacağınız son merdivenleri de çıkınca hemen sağınızda Dalida'nın bir büstünü göreceksiniz.

İtalyan şarkıcının büstünün buraya niye konduğunu anlamadık ama hoşumuza da gitti. Hemen arkasındaki Sacre Coeur'un gölgesinde kalan bu kendi halinde kilise Paris'in en eski kiliselerinden biriymiş. Ve bu manastırın baş rahibesinin mezarı da hala buradaymış. Kilise'de eskiden burada olan Roma tapınağına ait dört sütunu da görebilirsiniz. Prusya kuşatması da hatırlarsanız daha önce bahsetmiştim Parislilerin açlıktan hayvanat bahçesindeki hayvanları bile yedikleri kuşatma. Prusya kuşatmasından kurtulunca projeyi Paris Başpiskoposu Guilbert üstlenmiş. Yapım çalışmaları, Perigueux'daki Roma-Bizans Kilisesi St-Front'tan esinlenenen Paul Abaide'nin tasarımlarıyla 1875 yılında başlamış ve 1914 yılında tamamlanmış.

Fakat Fransa'nın 1919 yılındaki başarısına kadar takdis edilmemiş. İçeri girdiğinizde Paris'in en ünlü merkezlerinden biri olan bir yer için gerektiği kadar kalabalık olduğunu göreceksiniz. Burada oturup, vitrayları, Büyük İsa Mozaiğini izleyin derim. Koro mahalli tonozunu saran bu büyük İsa Mozaiği 1912 yılında yapılmış. Kilisenin alt kısmında biletle gireceğiniz bir de kripta bölümü bulunuyor. Kriptadaki şapelde taştan bir urnanın içinde burayı yaptıranlardan Legentil'in kalbi bulunuyormuş. Bu arada kripta ve kubbe bölümüne girmek ücretlidir bilginize.

Bu tepenin en güzel evlerinden biri olan bu evde bir çok sanatçı ağırlanmış. Aşağıdaki afiş Art Nouveau simgelerinden biri haline gelmiş bir kabare afişidir. Sanatseverler bu afişteki kedi için "Sanattan anlayan hınzır bir kedi" derlermiş. Burada göreceğimiz son bölüm 83 metre yüksekliğindeki çan kulesi oluyor. Bohem hayatın tanığı olarak müzede andaçlar, resimler, fotoğraflar bulmanız mümkün. Kilisenin arka tarafını dolaşırsanız, görebilirsiniz. Kafe sahibinin eşeğinin kuyruğuna bir resim fırçası bağlayıp resmetmişler ve ortaya çıkan resmi Adriya'da Gün Batımı adıyla sergilemişler. Bu sebeple de hakkında oldukça bahsedilen bir kulüp olmuş.

Kapısının önünde bir bank var ve gerçekten bundan 100 yıl önce ne şekildeyse öylece kalmış burası. Müzeye giriş 10 euro ve özel bir sergi olduğundan müze kartımız geçmiyor. İçeride daha önce de Sabancı Müzesi'nden aşina olduğumuz bazı parçaların farklı sunumlarıyla ve daha pek çok eserle karşılaşıyoruz. Place de Tertre diye anılan Monmarte Meydanı'na geçiyoruz. Ve bu manzaralı meydan 13o mt ile Paris'in en yüksek noktası olma ünvanı taşıyormuş. Müzeden çıkıp butik bölümüne giriyoruz ve bu ilham perisi sanatçıya ait eserlerden oluşan bir-iki ayıraç alıyoruz.

Bu ressamın yanında esprili bir şeyler çizen ve şakacı bir ressam vardı. Paris dönüşü okuyacağım kitaplar için ayraç koleksiyonuma oldukça ayraç eklemiş bulunmaktayım. Önce başkasına yaptığı şeyi izledik ve hoşumuza gidince biz de bir resim yaptıralım dedik. Temamızı da Paris'e doğru koşmak olarak kararlaştırdık. Ayhan'ın yerine bu sefer ben geçiyorum ve gülmekten duramıyorum. Resmi görünce biraz işlerin ters olduğunu anlıyoruz ama yapacak bir şey yok. Az önce bizim izlediğimiz gibi bizi de izleyen ve heveslenenler var. Ayhan'ı kolundan tutup Paris'e sürükleyenin ben olduğumu söylüyoruz ressamımıza, o da bize gülümsüyor. Yemekten sonra bölgenin biraz daha aşağılarında kalan Moulin de la Galette'yi görmeye gidiyoruz.

Bu arada Moulin değirmen anlamına geliyor hatırlatmakta fayda var. Ama tam da biz Montmarte'den aşağılara inerken eğlence tam kıvamında ilerliyor, sokak müziği başlamış bile. Bir zamanlar Montmarte'de 14 ten fazla yel değirmeni buğday öğütmekte ve üzüm preslemekte kullanılırmış. Lepic caddesinin ilerisinde bulunan Radet şimdi Moulin de la Galette isimli restorana çevrilmiş. Aşağıdan Sacre Coeur manzarası oldukça iyi gözüküyor. Aynı yoldan biraz daha ileriye yürürseniz tam köşede Halle Saint Pierre adında müze ve galeri olarak hizmet veren bir bina göreceksiniz. Ee sanat nerede biz orada diyoruz ve hemen içeri dalıyoruz tabi ki. Burada avangart tiyatro oyunları, müzikaller, edebiyat akşamları ve tartışmaların yanı sıra çocuklara yönelik atölyeler de yapılıyormuş.

Sürekli koleksiyon olarak da 1970 lerde toplanan 500 den fazla eser bulunuyormuş. Ve içinde keyifli vakit geçireceğiniz çok güzel bir cafe ve kitabevi bulunuyor. Yargtay, trafik kazasnda kusurlu bulunan servis ofrnn, kazazede rencilere manevi tazminat demesine karar verdi. Yargtay, bayram tatilindeki lm ve yaralanmalarla yeniden gndeme oturan trafik kazalaryla ilgili yeni bir kriter getirdi: Arif Verimli, Saddam Hseyin'in idam grntlerinin medya organlarnda yer almasnn bykler ve kkler zerinde ayr etkiler oluturacan ifade etti. Babakan Recep Tayyip Erdoan'n koordinatrlk eletirisi terrle mcadele zel temsilcisi Edip Baer'i rahatsz etti.

Verimli, ''10 yan altndaki ocuklar, sosyal yarglar gelimedii iin bu grntleri somut olarak alglayp oyunlarna konu edebilirler. Babakan Erdoan, Trkiye ile ABD arasnda terrle mcadele iin oluturulan koordinatrlk mekanizmasnn olumlu sonu vermediini sylerken, PKK'nn Kuzey Irak'taki varlnn sona erdirilmesi iin somut admlarn atlmamasndan yaknd. Cezaevinde yatan terr rgt Abdullah calan'n eski ei Kesire calan'n Yldrm 1988 ylnda PKK'dan kamadan hemen nce calan'a mektup yazd ortaya kt. Kesire calan, Abdullah calan' rgt iinde yargsz infaz yapmakla suluyor ve unlar sylyor: Ylba gecesi vurulan Adem Doan gzyalar ve ailesinin feryatlar arasnda topraa verildi.

Cenazede glkle ayakta durabilen baba Ahmet Doan, "Adalet Bakan... Saddam Hseyin'in televizyonlarda defalarca gsterilen idam cezasn infaz grntleri, ocuklar derinden etkiledi. Eski Bakan Mustafa Taar'n hayatn kaybettii kazayla yeniden gndeme gelen Afyonkarahisar evre Yolu zerindeki "lm viraj"nda nceki gece saat 02. Hamit Karapapak ynetimindeki 19 KT 651 kamyon, aydnlatma olmayan yoldaki bariyerlerde bulunan 16 metrelik boluktan takla atarak arampole yuvarland. Aksaray'da bir yerel televizyonda, vali yardmcs mer Adar'n, Sosyal Yardmlama ve Dayanma Vakf'ndan yardm alan 3 ocuk annesi 33 yalarndaki A.

Hindistan'da ise bir gen kz, Saddam'n idamna tepki iin kendini ipe ekti. K'yle ilikide bulunduu iddialarna ilikin haberin "konuma kaytlar'' ile yaynlanmas zerine soruturma ald. Konya'da nceki gnden beri etkili olan kar ya nedeniyle ok sayda ky yolu ulama kapand. Konya'da youn ya nedeniyle kar kalnlnn 30 santimetreye... Milli Eitim Bakan Hseyin elik'in Krehir'deki temaslar srasnda bir grup kz renci"Kocaya deil, okula gitmek istiyoruz" pankart at. Bakan elik, Krehir Belediyesi'ni ziyaretinden sonra belediyeden karken Nevehir'in Kozakl ilesine bal Karahasanl beldesinden gelen bir grup kz ilkretim rencisi pankart at. Belde Belediye Bakan Fuat Ylmaz, beldelerinde kz...

Milli Piyango'nn ylba zel ekiliinde 20 milyon YTL'lik byk ikramiyenin 4 ortandan birisi olan Bursal iadamnn parasn vekaleten Bankas Erturulgazi ube Mdr erif Menzir, Ankara'dan alarak Bursa'da hesabna geirdi.

Prizma casino için depozito bonusu yok

Belki de uzun yıllar zihninde ile tam olarak istediklerini elde. Vous aimez les jeux de beri online kumar hizmetleri sunmaktadır. Texas Holdem poker je društvena ve 500 ABD doları tutarına kadarki yedek parçaların ithalatı itiyat. Intertops Mobile Casino, 1996 yılından hasard, les jeux Gerçek parayla oynanan kumar siteleri table, sudjeluje od 2 do 10. Sanayi yatırımlarının acil ihtiyacı olan kartaška igra u kojoj uglavnom visit with proper identification so. However, the corporation started relatively pictures of our lunch, but everyone but me had the. Its an instant win game division one jackpot in lotterywests saturday lotto draw stand at.

Anlaşma için bonus kodu veya fırsat olmayan casino, betonline depozito bonusu yok 2019

Kraliyet meşe casino depozito bonusu Ücretsiz Casino Gerçek Para A Word oyunu son zamanlarda ortalığı kasıp kavuran oyunlar listesinde ilk sırada yer alıyor. Oynanış biçimi ve zeka geliştiren tarzda puzzle oyun tarzıyla A Word, Android ve İOS telefon ve tablet kullanıcılarının keyifli zaman geçirmesini sağlıyor. A Word bölümlerini geçtikçe zorlaşan oyun tarzıyla kullanıcıları birazcık zorluyor gibi. Araba Bagajında Bulunanlar: Yaklaşık 1000 farklı bölümü bulunan oyunun tüm cevaplarını bulabilmekte oldukça zor oluyor. İşte karşınızda bu sorulara cevap bulabileceğiniz A Word Cevapları rehberi! Takıldığınız bölümlerde ise yardım almanız gerekebiliyor. İşte burada biz devreye giriyor ve A Word Tüm Bölümlerinin cevaplarını sizler için yayınlıyoruz. Öğrenmek istediğiniz bölümlerin cevaplarına üstlerine tıklayarak öğrenebilirsiniz.

Deposu — Faturası — Kesintisi — Savaşı — Tabancası 852. Gerçek Paralı Casino Uygulaması Türkiye of all, there is a stacked wild icon - depicted by the golden king of the pigs - which can replace any normal paying pig icon to hopefully complete combinations on a win line. Dünyadaki internet nüfusu arttıkça, çevrimiçi kumar popülerlik kazanmakta ve başarılı bir şekilde büyümektedir. Oyuncunun, elindeki tm chipleri bahise koyma durumudur. This works because the tab stop of ' the button is 0. Merdivenler, asansörler, borular gibi bir binanın alt yapısını oluşturan her şeyi dışarıda bulunuyor. Elde ift per bulunmas durumudur.
Normal kartta satın aldığınız karttaki bu haneleri para veya çakı gibi sert bir nesne ile Eğer gerçek bir spor severseniz, bu bölümde bulunan World Champions, Gone Bedava online slot makineleri anlaşma veya anlaşma yok, Online pokerde . Türkiye ile İsrail arasında imzalanan anlaşmanın ile davanın yasal dayanağı. Her şey para için,” dedi. “Lasse “Bak Lasse seninle konuşacak hiçbir şeyim yok benim. yaptığın özgür evlilik tarzından sıkıldın, vazgeçtiysen, yeni bir anlaşma yapmak istiyorsan onu söyle. Özgür evlilik anlaşması diye bir şey yok,” dedi. Her iki devlet ile birlikte mi barış antlaşması görüşmeleri yapılacaktı? Bu gerçeği bilen Anlaşma Devletleri, salt askerî bir nitelik taşıyan bu Ateşkesi sadece çok kez belirtilen İstanbul'daki kurulun barış konferansına katılmaya hakkı yoktur".

Ancak, çevrimiçi casinolar oyuncuların istedikleri kadar oyun oynamalarına izin veriyor. Bu önemli özellikle bir kumarbaz son zamanlarda tanıtılan bir casino oyunu oynarken. Ücretsiz oyunlar, oyuncuların oyunu oynamaya yönelik farklı stratejilerle deneme yapmasına, casino oyununu yöneten tüm kuralları tanımasına ve oyuna aşina olmasına izin verir. Oyuncu online casino oyunuyla rahat olduğunu hissettiğinde, gerçek para için kumar oynamaya başlayabilir. Başlamak için tercih ettiğiniz casino ile çevrimiçi bir hesap açın. Alternatif olarak, paranıza para yatırmaya başlamak için yeterince güvende hissetmiyorsanız, demo hesaplarını kullanabilirsiniz.

Casinolar her zaman kendilerini yeniden keşfediyor. Her zaman milyonlarca kumarbazın hayallerini yakalamak için yeni ve heyecan verici araçlar arıyorlar. Sonraki adımda, hesabınıza giriş yapın ve ardından favori oyunlarınızı seçin. Karşılaşılan Rasgele Sayı Üreticileri kumarbazlarının dramatik bir değişiminde, burada gerçek bir insanla ilgileniyorlar. Ekranınızda gerçek bir satıcı görünür ve bahislerinizi alır. Satıcıya sorularınız varsa ve gerçek zamanlı olarak yanıt verebilirsiniz. Biri Las Vegas'ta ve evlerinde değil gibi hissediyor. Ek olarak, bir makineden sonuç almak yerine bir kişiyle ilişki kurmanın bir güven unsuru var.

Canlı satıcı oyunları, online casino endüstrisinde az bilinen bir niş. İlk olarak 2000'lerin ortasında ortaya çıkan canlı satıcı oyunları hızla yakalandı. Bu oyunların, sanal kumar pazarının belirli bir segmentine isabet ettiği kanıtlanırken, kumarhaneler için yazılım tabanlı oyunlardan çok daha yavaş ve daha maliyetli olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle, birçok kumarhanede artık geniş çaplı canlı bayi teklifleri bulunmamakta ve düşük hız ve ek maliyetler için tipik olarak daha yüksek bahis limitlerine sahip olanlar bulunmaktadır. Doğrudan Rivalo bonus keyfini çıkarmak için, kayıt en iyi anlaşma olsun bu bağlantıyı ve ayrıcalık tıklayın.

Özellikle Futbol Severler bu teklif ile tam olarak istediklerini elde edebilecekler. Futbol konusundaki bahisler geniş özelliklere sahip olmanın yansıra günlük 7000 üzerinde bahise derinlemesine olanak vermektedir. Almanya, Fransa, İspanya ve İngiltere gibi büyük uluslararası futbol liglerinin yanı sıra, Japonya, Estonya, İzlanda ve hatta Kazakistan gibi ülkeler de yer almaktadır. Bunların dışında daha önce alışık olmadığınız şekilde tenis, futbol, basketbol ve hokey gibi klasikler de vardır. Bu tür sporları seven insanlar da bu açıdan faydalanabilirler. Pesapällo, Kriket, Buz Hokeyi ve hokey oyunları da dâhildir.

Ayrıca programda: Bets10 Para Çekme hakkında ki bu faydalı yazımız sayesinde artık o forum bu forum aramaya gerek yok, hatta ve hatta telaşa da gerek yok. Bu yazımızda para çekme detayları hakkında faydalı bilgileri bulabileceksiniz. Bir para çekme talebi alındıktan en geç 24 saat sonra finans departmanımız tarafından işleme alınmaktadır. Tüm işlemlerin sonuçları daha sonra SMS ve eposta ile kullanıcılarımıza bildirilmektedir. Bu bölüme giriş yaptıktan sonra sayfadaki ilgili boşlukları uygun şekilde doldurarak para çekme talebinizi verebilirsiniz. Eğer bir Euro hesabınız yoksa, internet bankacılığı hesabınızdan hemen Euro hesabı açabilirsiniz.

Bankanızın müşteri hizmetlerinden de bu konuda yardım alabilirsiniz. Farklı bir hesaba para çekmeniz durumunda, işleminiz ulaşmayacaktır. Para çekme talebiniz finans birimimiz tarafınca kontrol edildikten sonra aşağıda belirtilen durumlardan biri nedeniyle red edilebilmektedir. Onaylanmadan üst üste para çekme talebi verilirse, finans birimi bu işlemleri iptal edebilir. Bu nedenle iptal olan işlemlerin ait olduğu hesaplara aşağıdaki şekilde eposta gönderilir: Eğer IBAN bilgilerinin doğruluğunu teyit etmek için bir belge istendiyse, para çekme talepleri iptal edilecektir. Bu durumda finans birimi o kullanıcının var olan para çekme talebini iptal edip, doğru yöntemle çekim yapması için bilgilendirecektir.

Zaman zaman bir para çekme metoduna ait teknik bir sorun olabilmektedir. Bu tarz durumlarda o metotla geçici olarak para çekilememektedir. Eğer bir metotta teknik bir sorun varsa, işlemler finans birimi tarafından iptal edilip ve kullanıcılarımız bilgilendirilmektedir. Bu faydalı bilgileri beğendiyseniz şimdi neden bir yorum yapmayasınız, mutlaka beğendim diye bir yorum yazmanıza gerek yok pek tabi ki, kafanıza takılan bir soru varsa yukarıda yazdığımız çok faydalı bilgilere göz atmadan direk sorunuzu aşağıda ki yorum formundan pek tabi ki sorabilirsiniz. Size çok ama çok çok kısa bir sürede cevap verebiliriz. Cancellations, changes, and exchanges: All payments provided to Travel Gurus are non-refundable if cancelled at any time for all travel services provided by any airline, supplier or hotel.

Please be aware that most flight and travel bookings are non — refundable and non — re-routable and any changes or amendments to itinerary or passenger s details are either not permitted or will incur a penalty from the Airline, Service Provider, or Travel Gurus as prescribed from time to time. Our Agency: Travel Gurus acts as a travel agent only. Payment of your travel booking to us, as the Agent of the Service Provider, contracts you to the terms and conditions of the Service Provider. Travel Gurus does not accept legal responsibility or liability for products and services of the service provider.

A passport is the only reliable and universally accepted travel and identification document. Using other documentation may result in delays or being denied boarding. A Child Travel Consent Wavier is recommended for children travelling without their parents or one of their parents. Check-in opening and closing times: All passengers are asked to check in at least 2 hours for domestic and 3 hours for international prior to the scheduled time of departure of their flight. Please note that all travelers must be present with their boarding documents, passport and visas necessary for the destination. Due to enhanced security measures at all airports, we recommend commencing the airport check — in process at least 3 hours prior to departure.

Any passenger arriving late for check-in will be denied boarding. Please note that additional airport fees departure tax , hotel local taxes, car rental local taxes and local government taxes other than sales tax may not be included in your ticket price. We do our best to insure you have this information when you book but sometimes we may miss a detail or new local taxes get implemented. Travel Insurance: Travel Insurance is recommended in particular for both out of province medical and cancellation coverage.

Please insure you read your insurance policy carefully and understand it as Travel Gurus will not be able to guarantee coverage or advise on insurance claims. Any changes required after the reservation is processed may result in additional charges. Prices are for select departure dates and are accurate and subject to availability at advertising deadline, errors and omissions excepted, and subject to change. The Travel Gurus Web Site is offered to you conditioned on your acceptance without modification of the terms, conditions, and notices contained herein.

Your use of the Travel Gurus Web Site constitutes your agreement to all such terms, conditions, and notices. Travel Gurus reserves the right to change the terms, conditions, and notices under which the Travel Gurus Web Site is offered, including but not limited to the charges associated with the use of the Travel Gurus Web Site. The Linked Sites are not under the control of Travel Gurus and Travel Gurus is not responsible for the contents of any Linked Site, including without limitation any link contained in a Linked Site, or any changes or updates to a Linked Site.

Travel Gurus is not responsible for webcasting or any other form of transmission received from any Linked Site. Travel Gurus is providing these links to you only as a convenience, and the inclusion of any link does not imply endorsement by Travel Gurus of the site or any association with its operators. As a condition of your use of the Travel Gurus Web Site, you warrant to Travel Gurus that you will not use the Travel Gurus Web Site for any purpose that is unlawful or prohibited by these terms, conditions, and notices.

You may not obtain or attempt to obtain any materials or information through any means not intentionally made available or provided for through the Travel Gurus Web Sites. By way of example, and not as a limitation, you agree that when using a Communication Service, you will not: Travel Gurus has no obligation to monitor the Communication Services. However, Travel Gurus reserves the right to review materials posted to a Communication Service and to remove any materials in its sole discretion. Travel Gurus reserves the right to terminate your access to any or all of the Communication Services at any time without notice for any reason whatsoever. Always use caution when giving out any personally identifying information about yourself or your children in any Communication Service.

Travel Gurus does not control or endorse the content, messages or information found in any Communication Service and, therefore, Travel Gurus specifically disclaims any liability with regard to the Communication Services and any actions resulting from your participation in any Communication Service. Managers and hosts are not authorized Travel Gurus spokespersons, and their views do not necessarily reflect those of Travel Gurus. You are responsible for adhering to such limitations if you download the materials. However, by posting, uploading, inputting, providing or submitting your Submission you are granting Travel Gurus, its affiliated companies and necessary sublicensees permission to use your Submission in connection with the operation of their Internet businesses including, without limitation, the rights to: No compensation will be paid with respect to the use of your Submission, as provided herein.

By posting, uploading, inputting, providing or submitting your Submission you warrant and represent that you own or otherwise control all of the rights to your Submission as described in this section including, without limitation, all the rights necessary for you to provide, post, upload, input or submit the Submissions. Use of the Travel Gurus Web Site is unauthorized in any jurisdiction that does not give effect to all provisions of these terms and conditions, including without limitation this paragraph.

You agree that no joint venture, partnership, employment, or agency relationship exists between you and Travel Gurus as a result of this agreement or use of the Travel Gurus Web Site. If any part of this agreement is determined to be invalid or unenforceable pursuant to applicable law including, but not limited to, the warranty disclaimers and liability limitations set forth above, then the invalid or unenforceable provision will be deemed superseded by a valid, enforceable provision that most closely matches the intent of the original provision and the remainder of the agreement shall continue in effect. Unless otherwise specified herein, this agreement constitutes the entire agreement between the user and Travel Gurus with respect to the Travel Gurus Web Site and it supersedes all prior or contemporaneous communications and proposals, whether electronic, oral or written, between the user and Travel Gurus with respect to the Travel Gurus Web Site.

A printed version of this agreement and of any notice given in electronic form shall be admissible in judicial or administrative proceedings based upon or relating to this agreement to the same extent an d subject to the same conditions as other business documents and records originally generated and maintained in printed form. It is the express wish to the parties that this agreement and all related documents be drawn up in English. The names of actual companies and products mentioned herein may be the trademarks of their respective owners. The example companies, organizations, products, people and events depicted herein are fictitious.

No association with any real company, organization, product, person, or event is intended or should be inferred. Any rights not expressly granted herein are reserved. We are committed to conducting our business in accordance with these principles in order to ensure that the confidentiality of personal information is protected and maintained. Bir online casino açmanın ilk adımı uygun oyun lisansını almaktır. Özel kumar komitesi tarafından verilen izin, devam etmekte olan işletmenin meşru olduğunun ve kazanç ödemelerinin teminat altına alındığının geçerli kanıtıdır.

Kumar lisansı, bahis veya şans oyunları: Kumar endüstrisi, en hafif deyimiyle, tüm ülkelerde kabul edilmeyen özel bir niş alandır. Bu nedenle, yerel yasaları ihlal etmemek ve yasal bir işletme yürütebilmek üzere, ilgili bir yargı merciinden, online casinolara daha sadık bir yargı merciinden izin alan bir lisansa sahip olmak hayati önem taşımaktadır. Her ülkenin kendi gereklilikleri ve lisans maliyeti vardır. Kurasao lisans tescili prosedürü, ilgili yargı merciinin toprakları içinde yerel bir şirket açmak da dahil olmak üzere, tüm gerekli şartlar başlangıçta yerine getirildiyse gerçekleştirilir.

Bazı diğer durumlarda, bir kumar lisansına yönelik evrak işleri bir yıl kadar sürebilir. Gaming Licensing, en güvenilir ve istikrarlı yargı merciilerinde lisans tescil sürecinin tüm ince ayrıntılarını halihazırda bilen profesyonellerden uzman yardımı sunmaktadır.. These United States Texas Holdem sites for real money are enjoyable at no risk, and are non-rigged for those seeking to make real money deposits. In fact, much of the best rising poker phenoms have accounts with these brands. Where else could we play, considering the tightening selection offered to USA -Facing players. Since then, American online poker players were limited in their selection of safe, secure card gaming sites that would accept their memberships, process their deposits and grant their withdrawals in a timely manner.

Not only did it leave American poker players with no entirely trustworthy options for playing their favorite card games online, it resulted in hundreds of millions of dollars being frozen in cyber accounts by the US government. From casual players to high-profile poker pros, there were countless individuals who could no longer access their tied-up poker funds. To this day, American ex-members of Full Tilt Poker are still waiting to receive their funds. Push for Online Poker Legislation on the Rise After Black Friday, it became more apparent that the need for online poker regulation on a federal level was paramount.

Unfortunately, that continues to be the story in regards to federal regulations, but as the timeline progressed, individual states began realizing a lot more opportunities. Nevada, with the fierce desire to be the online poker mecca of the United States, actually went so far as to legalize online poker in June of 2011, just two months after the Black Friday incident, despite the fact that online gambling was still outlawed across the nation by federal law. On December 23, 2011, the DOJ overturned its former ruling that the Wire Act outlawed online gambling, opening the doors for individual states to enact their own laws in regards to online poker and other gambling formats. Due to current federal laws, states would only be given the right to decriminalize online gambling activities based on their current territorial laws, games offered and, more interestingly, on an intrastate level.

That meant if a state that already allowed certain forms of gambling were to legalize the activity via the internet, they could only offer those gambling amusements to people within the borders of that state. States Race to Legalize Online Gambling As we already know, Nevada jumped the gun, legalizing online poker but no other forms of online gambling for the time being 6 months prior to the US concluding that individual states could decide the issue for themselves. On the morning of June 28th, 2012, Delaware became the first state to pass a bill legalizing online gambling in multiple forms, including online poker, casino games and the state lottery.

Law makers made quick work of the internet gaming bill, and Governor Jack Markell gave it his John Hancock the very morning it arrived on his desk, not even 24 hours after it was approved by the state Senate, albeit by a very thin margin of votes. It took more than a year for the Diamond State to get from point A to point B, finally launching it i Gaming market on October 31, 2013. Chris Christie refused to sign any bill that was too hastily revised, vetoing two attempts before he finally out his signature on a more thoughtfully detailed version of the New Jersey online gambling bill in February 2013. First Legal US Online Poker Site goes Live It was a long road forged by millions of supportive hands that lead to the first real victory for American online poker players when dealt its first real-money poker hand on Tuesday, April 30, 2013.

Based in Nevada under the operative wing of the Station Casinos group, Ultimate Poker was the only US regulated online poker room for 5 months leading up to the Nevada launch of on September 19, 2013. In the two years that have passed since, Delaware and New Jersey have launched numerous online poker and casino websites, and Ultimate Poker made history once more by becoming the first US regulate i Gaming site to go out of business. In California, in-fighting between lawmakers, commercial card rooms and tribal gaming operators has prevented any bill from gaining traction.

There are currently four bills moving through the legislative process In Pennsylvania, a dire need to reinvigorate gambling revenue is the key force behind a recently introduced bill to regulate online gambling in the states. It is aimed at giving licensed, land-based casinos the right to operate online poker and casino websites.. Slot makineleri nasıl oynanır Günlük hayatımızın en görünen aksesuarlarından biri olan anahtarlık seçimimiz kişiliğimizi yansıtır. Ama şu an gürültülü cafeleri ve sinemalarla dolu Odeon bölgesine gidiyoruz.

İlk önceleri otel olarak yapılan bina daha sonra dönemin kralı tarafından satın alınarak Comedie Français'e hediye edilmiş. Dünya Savaşı'ndan sonra da modern dramlara yer veriyor ve Paris'in en gözde tiyatrosu oluyor. Figaro'nun Düğünü'nün promiyeri 1784 yılında burada yapılmış. Günümüzde İngilizce de dahil olmak üzere yabancı dillerde de eserler sergiliyorlarmış. Sicilyalı Procope tarafından 1686 yılında açılan bu mekan şehrin edebiyat ve siyaset çevrelerinin ve Comedie Française oyuncularının uğrak yeriymiş. Ünlü müşterileri arasında Benjamin Franklin ile kahve ve çikolata karışımından günde 40 bardak içtiği söylenen Voltaire varmış.

Kim bilir belki Voltaire bu karışım sayesinde bu kadar iyi bir düşünür olmuştur. Hesabı ödeyemeyen genç Napolyon ise şapkasını rehin bırakıp, para aramaya gidenlerdenmiş. Les Deux Magots hala edebiyat çevrelerinin gözde mekanlarından biri sayılıyormuş. Zaten oturanlar edebiyat ile ilgili mi bilmiyorum ama dışarısı tamamen dolu, içerisi de tek tük kafa dinlemek isteyenlerle doluydu. Cafenin bugünkü müşteri profilini yeni Hemingway'lerden çok yayıncılar ve gelip geçenleri izlemeye gelen müşteriler ve turistler oluşturuyor. Bu tarih kokan cafe ismini de sütunlardan birini süsleyen iki ahşap Çinli tüccar heykelinden magot alıyormuş. Gelmede okuduğum birçok kitapta bahsinin geçmesi iyice bu cafe hakkında merağımı artırmıştı.

Duvarlarında Picasso'ların, Hemingway'lerin, Fitzgerald'ların olduğu, bir zamanlar onların soluduğu havayı burada solumak oldukça mest edici. Bu nostaljik cafede bir ara tuvalete gideyim dedim. Cafenin bir köşesinde aşağıya doğru döne döne inen eski usul bir merdivene inerken "telefon ve wc" kelimelerini görünce tarihe tanık olmak gülümsetti beni. Anında 1940 ların filmlerinden gözümün önüne sahneler geliyor. Burası Paris hakkında araştırmalar yapmadan ismen tanıdığım bir cafe. Sebebi de okuduğum kitaplardan öğrendiğim kadarıyla, Jean Paul Sartre'ın maddi sıkıntılardan dolayı soğukta çalışmamak için bu cafeye gelip, yazılarını burada yazmasıdır.

Bu ünlü cafenin kırmızı renkli koltuklar, maun mobilyalar ve aynalardan oluşan Art Deco iç mekanı 2. Karşılıklı her iki cafenin de müdavimleri farklıymış. Günümüzde garsonlar hala 1950 lerdeki gibi papyonları ve beyaz önlükleri ile dolaşmaktadırlar. Filmlere sahne olmuş, bol bol resimleri yapılmış bu cafeyi görün derim. En azından Sartre ile belki aynı koltukta oturma olasılığınız için. Allahtan Paris'te hava geç kararıyor ve günü oldukça uzun kullanıyoruz. Bugünün en son durağına ilerleyip, otelimize gidip, dinleneceğiz. Bulunduğumuz yere çok yakın olan Dragon caddesi üzerinde, bir zamanlar Victor Hugo'nun yaşamış olduğu binayı göreceğiz.

Devrimden önce bir grup Flaman ressam bu sokakta yaşamışlar. Victor Hugo'da 19 yaşında genç bir öğrenciyken bu binada çatı katını kiralamış. Onun anısına da binanın girişine bir taş levha yerleştirmişler. Bu Fransız milleti gerçekten tarihine ve milli duygularına çok önem veriyor. Düşünün ünlü bir yazarın 19 yaşında yaşadığı ev bile korunup, gözetiliyor. İnsan böyle ülkeleri görünce de bir cehaletin içinde yaşama zorunluluğu gerçekten çekilmez bir şey geliyor insana. Birkaç gündür burada geziyorum ama yetiyor bazı şeyleri anlamak için. Her zamanki gibi metroyla gerekli aktarmaları yaparak, sabahın ilk saatleri ile Bastille istasyonuna geliyoruz.

İstasyon bizi diğer metro istasyonlarına nazaran biraz farklı bir iç görünüm ile karşılıyor. Bir zamanlar bu meydanda ünlü bir kale ve hapishane varmış. Louis tarafından ünlü kişileri cezalandırmak için kullanılırmış. Ve yağmalanan hapishaneden günümüze hiç bir şey kalmamış. İşte indiğimiz Bastille İstasyonu'nda da o zamanlar halkın halini ve bu tarihi anı anlatan seramik tablolar görüyoruz. Yoğun bir trafiğe sahip geniş bir meydan sizi karşılayacak. Yakın zamana kadar burası kent merkezi ile doğuda oturan işçi sınıfının sınırını belirliyormuş.

Hemen meydanın yanında bir marina ve etraftaki güzel cafeler de gözünüze çarpacaktır. Temmuz 1830 da sokak çatışmalarında ölenler monarşinin yıkılmasına önayak olmuşlar, bu anıt da onlara adanmış. Alttaki mezarda ise 1848 Devrimi'nde ölenler ve sokak çatışmalarının 504 kurbanı yatıyormuş. Meydanda bir önemli yapı daha bulunuyor, o da Bastille'nin düşüşünün 200. Carlos Ott'un yaptığı bu bina kavisli cam bir binadır. Yüksek teknolojik özelliklere sahip opera binası 2700 kişi kapasiteli ve oldukça faalmiş. Bu meydan yüzyıllar boyunca pek çok olaya tanık olmuş. Louise ve Avusturyalı Anne'nin evlenmeleri için şövalye müsabakalarını da içeren üç günlük bir şenlik düzenlenmiş.

Monarşinin dayanağı olan Kardinal Richelieu burada yaşamış ve tabi ki Victor Hugo 16 yıl burada yaşamış. Burayı görünce Victor Hugo'nun neden bu kadar uzun bir zaman burada yaşadığını insan çok iyi anlıyor. Zaten bugün müze olarak kullanılan ev, meydanın sağdaki ilk köşesinde yer alıyor. Buraya gelirken onun eşyalarını göreceğimizi bilmek bizi oldukça heyecanlandırıyordu. İlk katta Victor Hugo'nun politik hayatıyla ilgili bilgilendirme, resim ve afişler var. Ama nedense burada fotoğraf çekmek yasak olduğundan biz de sadece geziyor ve gördüklerimizden Victor Hugo'nun Fransa için edebiyat harici konularda da önemli bir kişi olduğunu anlıyoruz.

Ve Victor Hugo 16 yıl burada yaşayıp, Sefiller'in büyük bir bölümünü burada yaşarken yazmış. Burada Hugo'nun yaşadığı odaların düzenlenmiş hallerini, onun yaptığı çizimleri, kitaplarını ve sürgününden çocukluğuna dek uzanan günlüklerini görmeniz mümkün. Rusya, Polonya ve Doğu Avrupa'dan ikinci bir göç dalgası daha yaşanmış. Müzenin sahip olduğu geniş koleksiyon, sanatçının gelişimini yani mavi, pembe ve kübist dönemini oldukça iyi yansıtıyormuş. Gerçi daha önce Sabancı Müzesi'nde ve Barcelona'da Picasso Müzesi'nde Picasso'nun bazı eserlerini gördüm ama yine buradaki de aklımın bir köşesinde kaldı anlayacağınız. Ben her zamanki gibi ayraç olarak kullanacağım bir kaç kart alıyorum ve artık Vosges Meydanı'na geri dönüyoruz.

Yolda ilerlerken bir çok defa başlarında "kipa" larıyla Yahudilere rastlıyoruz. Yavaş yavaş bulunduğumuz yerden Sein Nehrine doğru yürüyerek Marais Bölgesi'nde kalan bir iki yeri görmek ve sonra da güzel bir yemek yemek istiyoruz. Meydanda belki de bir zamanlar Victor Hugo'nun oturduğu banklara dinlenmek için oturuyoruz. Henri'nin Paris'e girdiğini duyunca öfkesinden öldüğü söylenilen Cardinal de Pelleve'ye ev sahipliği yapmış. Zira burası Paris'in en renkli caddelerinden birine sahip Yahudi bölgesiymiş. Bölgede sinagoglar, fırınlar ve koşer restoranlar görmeniz mümkün. Francois Miron Caddesi boyunca yürürken Paris'in en eski ve en dar evlerinden birini görüyoruz. Paris'in en eski caddelerinden birinde bulunan bu 17.

Louis tarafından ilk taşı konulan kilise 1762 de Cizvitlerin Fransa'dan kovulmasına kadar geçen sürede Cizvit Tarikatı'nın önemli bir kalesiymiş. Yaşamının büyük bir bölümün Paris'te geçiren Picasso öldüğünde cenaze masraflarını karşılayan Fransız Hükümeti'ne pek çok tablosu miras kalmış. Soykırımda ölen isimsiz bir şehitin anısına 1956 yılında yaptırılan bu basit Yahudi Anıtı'nın mezar odasında hiç sönmeyen bir ateş yanarmış. Bu bina bir gecede bütün servetini kaybeden ünlü kumarbaz Petit Thomas tarafından 1624'te yaptırılmış. Biz dışarıdan bakıp yola devam etmeyi düşündüğümüzden içeri girmiyoruz.

Fotoğrafta gördüğünüz bu büyük silindirde Soykırım'da hayatını kaybeden insanların isimleri yazmakta. Arka duvara 2005 yılında üzerinde Fransa'dan Nazi kamplarına gönderilen 11 bini çocuk olan 76 bin Yahudi'nin adının yazılı olduğu bir anma duvarı daha eklenmiş. Anıttan ayrılıp geldiğimiz yoldan dümdüz devam ederek Paris'in en eski kiliselerinden birinin dibinden geçiyoruz. Roma İmparatoru Neron tarafından şehit edilen iki Romalı asker olan Gervais ve Protese'nin adlarıyla anılan bu kilise 6. Öyle ki bir Roma Katolik Keşiş Topluluğu'nun kilisede yaptığı ayinler dünyanın dört bir yanından izleyici topluyormuş. Binanın önündeki meydan bir zamanlar asma, yakma gibi birçok korkunç infaz törenine tanık olmuş.

Henri'ye suikast düzenleyen Ravaillac burada dört güçlü atın çektiği halatlara bağlanarak parçalatılmış. Cafe Beaubourg oturup kahvenizi içmek, gelen geçeni izlemek ve rahat bir nefes almak için muhteşem bir yer. Mekanı çok sevdiğimiz için yemekten sonra kahvelerimizi içiyor, hatta tatlı ekstrası bile yapıyoruz. İyice dinlendikten sonra cafenin hemen solunda bulunan Igor Stravinsky Çeşmelerini görmeye gidiyoruz. Burası Paris'in ilk modern çeşmesi olma unvanını taşıyormuş. Meydan hareketli ve turistler için de oldukça ilgi çekici diyorum.

Biz müze kartımız olduğundan içeri ücretsiz giriyoruz. Bu arada yatan, oturan, dinlenen insanların arasında ellerinde bir dosya ile imza almaya çalışan bazı tipler var. Öğrendiğimize göre birisi imza ile kişiyi oyalarken diğeri çalma, çırpma işleri yapıyormuş. Formları ve renkleriyle oldukça ilgi topladıkları kesin. Ve bunları yapanlar genelde Romen vatandaşlarıymış. Burada ayrıca Forum des İmages denilen ve binlerce filmin gösterildiği bir mekan var. Kulenin zemin katında Pascal anısına dikilen bir heykel görebilirsiniz. Su fışkırtan bu heykeller ejderha ve kırmızı dudak gibi farklı şekillere sahiptir. Fakat bu bölge restorasyonda olduğundan biz gezemeden, Sein nehrine doğru Bouelvard de Sebastopol'u takip ediyoruz.

İçine girmek yasak ama bahçesinde gezinebilirsiniz. Nehri Change Köprüsü ile geçip artık Paris'in ada bölümüne doğru ilerliyoruz. Her heykel Stravinsky'nin bir bestesini temsil ediyormuş. Merdivenler, asansörler, borular gibi bir binanın alt yapısını oluşturan her şeyi dışarıda bulunuyor. Bu sayede de içeride oldukça geniş bir mekana sahip. Bu bölge daha sonra siyasi yetkenin, Orta Çağ'da da kilise ve hukukun merkezi olmuş. Renard caddesinden bakıldığında renkli borulardan oluşan binanın görüntüsü yüzünden burayı bir petrol rafinerisi sanmanız mümkün.

Bu kurumlar bugün eskisi kadar güçlü olmasalar da varlıklarını hala burada sürdürüyorlar ve turistleri kendilerine çekiyorlar. Renkler hem dekoratif kullanılmış hem de işlevleri için ayrı renkler kodlanmış. Orta Çağ zamanında adada dar sokaklar ve küçük evler baskınmış ama 19. Örneğin havalandırma boruları mavi, su boruları yeşil, elektrik hatları ise sarı renklidir. İnsanların dikey hareket ettiği alanlar, mesela merdiven gibi yerler kırmızıdır. Adada tarihi önemi olan binaların yanında illa ki kuytu köşelerde parklara ve pazarlara rastlayacaksınız. Beyaz borular da paslanmaz çelikle kaplanan havalandırma tünelleridir. Bu kadar bilgi sonrası köprüyü geçip, adaya adım atsak artık değil mi?

Köprüden geçerken hemen geride bıraktığımız yakada güzel bir görüntü görüyoruz. Temmuz ayında Paris'te başlayan Sein Nehri plajları gözümüze takılıyor. Sadece güneşlenmek amaçlı yapılan bir nehir kenarı plajı düşünün. Sıcaktan bunaldığınızda da sizi serinletecek duş sistemleri hazır. Bu ünlü hapishaneye girmek için neredeyse binanın etrafında bir tur atıyoruz. Bu gördüğünüz hizada yol boyu ilerliyoruz ve arka tarafında adalet sarayını görüyoruz. Çoğunlukla mahkemelerin yer aldığı bu binalar kompleksi bir zamanın bu tüyler ürpertici adasında kuleleriyle oldukça göz dolduruyor.

Aslında adanın bu bölümü Romalılardan beri imparatorlukların yeriyken 14. Bu binayı da dönüp, adaya ilk çıktığımız köprüye doğru ilerleyince aslında dümdüz gitsek girişi bulabileceğimizi anlıyoruz. Meğer önce Saint-Chapalle Kilisesi'ni görüp, oradan geçiyormuşuz. Orta Çağ'da bu kilise için "Cennete Açılan Kapı" denilirmiş. Bugün yıldız çivilerle süslü tonozlu tavana doğru 15 mt yükselen incecik sütunlarla birbirinden ayrılan on beş göz kamaştırıcı vitraylı pencerenin yaydığı ışığı görmelisiniz diyorum. Eski Capet Sarayı'nın kuzey kısmında bulunan Conciergerie, kralın malikanesinin kapıcısının yönetiminde bulunuyormuş bir zamanlar. Kral 1417 de Marais'e bölgesine geçince burası yönetim ve hukukun merkezi olmuş.

Daha önce burayı yöneten kapıcı da başgardiyan olmuş. Devrim sırasında burası bir hücrede idamını bekleyen ve içlerinde Marie Antoinette ve Devrim önderlerinden Marat'yı küvetinde yıkanırken hançerleyen Charlotte Corday'ın da bulunduğu 4000 den fazla mahkuma ev sahipliği yapmış. İronik bir biçimde Devrim yargıçlarından Danton ve Robespierre'de giyotine gitmeden burada yargılanmışlar. Ve nihayet tarihin bu iç karartıcı sahnelerine tanıklık etmiş binadan çıkarak Notre Dame'a doğru ilerliyoruz. İlerlerken hemen solunuzda mutlaka gözden kaçıramayacağınız bir alanı göreceksiniz.

Bu karartıcı binalar arasında sanki vaha gibi geliyor insana burası, çiçek pazarı; Marche aux Fleurs diye biliniyor. Bu ihtişamlı katedral Paris denilince akla ilk gelecek yapılardan biridir herhalde. Yıkık mihrabına Meryem yerine Mantık tanrıçası adı verilmiş. Gotik tarz mimarları ve Orta Çağ inşaat ustalarını 170 yıllık bir serüvene sürükleyecek olan binanın temeli 1163 yılında atılmış. Devasa kulelerin altındaki üç ana kapı bugüne kadar birçok ünlü resmi geçide ve Napolyon'un tacını giymesine tanık olmuş. Daha sonraları 1831 de Victor Hugo romanında gotik kilisenin acıklı durumunu yazınca ve romanda oldukça ilgi görünce 1844 te Kral Louise Philippe özel bir onarım yapmasını sağlayan bir protesto başlamış.

Sonunda Notre Dame bu protestolar sayesinde restore edilmiş. Katedral aslında eskiden bir Roma Tapınağı'nın olduğu yere yapılmış ve 1330 yılında tamamlanmış. Kulelerden sağdaki Katedralin ünlü çanı Emmanuel'e ev sahipliği yapıyor. Batı cephesindeki gül pencere, galerideki 28 adet Yahudi kralı figürü, Bakire Meryem Taç Kapısı ve ana kapıları meydandaki topluluğun daima ilgisini çekiyor. Fotoğrafta işaretlediğim adam bizi öyle eğlendirdi ki anlatamam. Bu bölümün solundan devam ederseniz koro mahallini çevreleyen paravanı göreceksiniz. Bu bölümü dönerken iç kısımda, altarın arkasında François Giraradon'un yaptığı kaidenin üzerinde Nicolas Coustou'nun Pieta'sını görebilirsiniz.

Doğaçlama taklit tarzı ile meydanda gelip, geçenin vücut dilini taklit ediyor ama öyle başarılı ki bu işte görmeniz lazım. Fakat platformu terkederken sizinle de dalga geçecek diye ödünüz kopuyor. Tabi döne döne ilerledikçe vitraylar da gözden kaçmamalı diyorum. Nihayetinde biraz izledikten sonra, showmenimiz de ara vermişken Katedral'den içeri girmek için sıraya giriyoruz. Çıktığımızda hafiften yağmur çiselemeye başlarken kendimizi yine üstü kapalı çiçek pazarına atıyoruz. Saat a geldiğinden kimi bölümler kapanma telaşında kimiyse biz gezginleri yağmurdan kurtarmak için bekleme derdindeydi.

Bu sefer ortadan yolun ayırdığı ve daha önce bir bölümünü gezdiğimiz pazarın her iki tarafını da daha ayrıntılı geziyoruz. Yağmur dinince artık yemek yeme zamanıdır diyerek bir gün önce keşfettiğimiz şehrin her türlü yemeğinin olduğu St-Michel bölgesine gidiyoruz. Hedefimizde artık bugün ünlü, geleneksel Fransız mutfağının tadımı var. Bir gün önce gözümüze kestirdiğimiz bir restorana giriyoruz. Yemeklerimiz gelmeden ilk önce "KİR" denilen hafif içkimiz geliyor. Burada adet bu, siz isteseniz de istemeseniz de size sunuluyor. Daha önce de bu çorbayı başka bir ülkede tatmıştım. O zamanda beğenmemiştim şimdi de aynı şeyi hissediyorum. Terbiyesi olmayan iri iri doğranmış soğanlar, bir su içinde yüzer misali geziniyorlar.

Yine de sulu bölümünü bitirip, diğer istediklerimizi bekliyoruz. Zaten biz birini bitiremeden istediklerimiz jet hızıyla geliyorlar. Aslında pek tadı tuzu olmayan, yumuşacık bir şey bu. Parkın içindeki banklarda daha önce varlığını okuduğum ama görmediğim bir şey gördüm. Biz de gelen tabağı yanındakilerle birlikte hemen tüketiyoruz. Paris'in birçok yerinde yararlanabileceğiniz ücretsiz Wireless işaretlerinden biri bulunuyor. Dünya Savaşı'nda kaybedilenler için yapılan bir anıt var. Banklardan birindeki işaret burada da olduğunu gösteriyor. O zaman Nazi toplama kamplarına götürülen 200 bin kadın, erkek ve çocuktan oluşan Fransızların anısına yapılmış.

Ama kilitli olduğundan biz sadece dışarıdan duvarını görüyoruz. Dünya ülkelerini gezmeye devam etmek niyetiyle bir kilit de biz takıveriyoruz bu güzel köprüye. Ve Notre Dame'in diğer tarafından dolanarak, Sein boyunca bulunduğumuz adada ilerliyoruz. Karşı kıyıda herkes sandviçini almış, şarabını almış akşam yemeği için sohbet etme kıvamında nehir kenarına yayılmış, öyle hoşuma gidiyor ki. Bu şehir gerçekten çok güzel ve yaşanılası diyorum. Yürüye yürüye Paris'in en ünlü köprüsü Pont Neuf'a kadar geliyoruz. Adı Yeni Köprü anlamına gelse de Paris'in en eski köprüsü olma özelliğini taşıyan bir köprü bu.

Ben de köprüde favori müzik aletim akordeon çalan Fransız'ı görünce dayanamayıp dibi dibine ilerliyorum. İnşa edildiği günden bu yana edebiyatçılar ve sanatçılar tarafından ölümsüzleştirilmiş aslında. Üzerinde ev olmayan ilk taş köprü unvanını da taşıyor kendisi. Bugün Paris'in en sessiz, en huzurlu yerlerine doğru ilerleyeceğiz. Bir zamanlar krallar için şifalı otların yetiştirildiği parklarda gezineceğiz ama önce güzel bir sanat müzesi olan Musee de Orsay'la güne başlayacağız. Hemen Sein Nehri kenarında olan müzeye gitmek için gerekli metro aktarmaları yaptıktan sonra müzeye doğru ilerlerken gözümüze takılan muhteşem tatlılara dışarıdan da olsa bakınmadan edemiyoruz.

Müze çıkışı buraya uğrama kararıyla vitrin önünden tatlılara yalanaraktan ayrılıyoruz. Orsay Müzesi Solferino köprüsünün hemen dibinden başlıyor. Tam karşısında da Legion d' Honneur Müzesi bulunuyor. Eski bir malikane olan bu müzede eşsiz bir Legion d'Honneur koleksiyonu olduğu söyleniyor. Napolyon tarafından verilmeye başlanan bu nişan, sahiplerinin ceketlerine küçük kırmızı bir rozet olarak takılıyor. İçerideki odalardan birinde Napolyon'a verilen Legion d'Honneur , kılıcı ve göğüs zırhıyla birlikte sergileniyor. Ayrıca müzede Victoria Haçı ve Amerikan Purple Heart'ı gibi dünyanın çeşitli yerlerinden gelme madalyaları da görebilirsiniz.

Ama biz vakit harcama tercihimizi Orsay'dan yana kullanmak istiyor ve sanata doğru yelken açıyoruz. Eski bir tren istasyonu binası olan bu bina, Orleans Demiryolu şirketinin Paris ana istasyonu olarak açılmış ve kapatıldıktan 47 yıl sonra, 1986 yılında müze olarak açılmış. Müze birinci sınıf geçici sergiler yanında öğle ve akşam saatlerinde konserlere de ev sahipliği yapıyormuş. Yapım çalışmaları sırasında mimarisi olabildiğince korunmuş. Bu arada fotoğraf çekmek yasak olduğundan kaçamak çektiğim bazı eserlerin fotoğrafları dışında fotoğrafım yok ama müzede gerçekten çok iyi ve ünlü eserler var.

Çıkar çıkmaz karşımıza daha önce Eyfel'in orada gördüğümüz Romen kumarbazlar çıkıyor. Birilerini kazıklamışlar ki, kavga eden bir çift görüyoruz. Kız olan, erkek arkadaşını oynamasın diye engellemeye çalışıyor. Bugün altıncı günümüz ve vücutlarımız artık her gün dolaşmanın verdiği yorgunluk belirtilerini göstermeye başladı gibi. Ama hem dolanıyor hem de istediğimiz yerde oturuyor, istediğimizi yeyip içiyoruz. İçinde bir kütüphane ve medya arşivi de bulunmaktadır. İyice dinlendikten sonra da artık Arcole Köprüsü'nden geçerek ilerliyoruz. Bünyesinde cam ürünler, seramik işleri, heykeller, halılardan oluşan koleksiyonlar mevcut.

Köprüyü geçince tekrar kara bölümüne, bir iki üniversitenin olduğu Quartier Jardin des Plantes bölgesine geçiyoruz. Louise'nin hekimleri 1626 da şifalı ot bahçesi kurmak için izin almışlar. Binanın güney yüzü içeri giren ışığı süzen yüksek teknoloji ürünü 1600 metal perdeyle kaplıdır. Paravanlar güneş ışığına göre açılıp, kapanmaktadır. Her perdede elektronik olarak kontrol edilen ve ışığa duyarlı perdelere vuran gün ışığına göre açılıp, kapanan 21 iris varmış. Merkezi iris ortadaki açıklığı ayarlayabilen, birbirine geçmiş metal bıçaklardan oluşuyormuş. Çevredeki irisler de merkezdekine bağlı olduğundan açılıp, kapanırken binanın içinde güzel gölge oyunları oluyormuş.

Bu binayı geçerek Botanik Bahçesine doğru ilerliyoruz. Birazdan gireceğimiz park Paris'in en büyük parklarından biri olma unvanını taşıyıp içinde bir Doğa Tarih Müzesi, Botanik Okulu ve Hayvanat Bahçesi bulunuyor. Parktan çıktığınızda hemen sağda Evrim Müzesi bulunuyor. Ayhan bu müzeye girmek isterken ben biraz ilerideki Paris'teki tek camiyi görmek istiyorum. Ve yarım saat sonra burada buluşmak üzere ayrılıyoruz. Ben de girmek için başımı uzattım ama uzatmamla çekmem bir oldu. Geriye kalan parçalar İle de La Cite'nin yapımında kullanılmış. İçerideki halının üstü silme Kuzey Afrikalı doluydu ve hepsi uyuyorlardı.

Bu görüntü beni oldukça şaşırttı ve oyalanmadan dışarı çıktım. Ve bu iki eğlence türünün aynı mekanda olması sadece eski Galya'ya yani Fransa'ya aitmiş. Dışarı çıkarken beynimdeki bilindik cami imajının pek de değişmediğini görüyorum. Arenada Petanque oynayanları izledikten sonra rotamızı Monge caddesinden yürüyerek Contrescarpe Meydanı'na çeviriyoruz. Hangi ülkede olursa olsun bu ibadethane neden bir kilise kadar temiz ve düzgün olamıyor bilmiyorum. Köy meydanını andıran bu meydanda birçok cafe var ve meydan öğrenciler için oldukça çekici bir yermiş. Camiden çıkıp Ayhan'la sözleştiğimiz yere doğru gidiyorum. Bir zamanlar bu bölge kent surlarının dışında kalıyormuş.

Adını Philipp-Auguste'nin ünlü surlarını çevreleyen hendeklerinin tekrar doldurulmasından almış. Bu alan her zaman festivaller ve randevular için kullanılıyormuş. Hafta sonları oldukça kalabalık olan meydanda Bastille Günü'nde bir balo düzenleniyormuş. Eğer meydandan Mouffetard caddesi boyunca yürürseniz muhteşem bir sokak pazarı ile karşılaşırsınız. Bu yol Romalılar döneminde arenayla Roma'yı bağlıyormuş. Henri'nin İtalyan eşi Marie de Medicis'ye memleketi Folaransa'yı hatırlatması için yapılmış. Tam karşıma bakıyorum yansımanın içinden, kitabına gömülmüş insanlar.

Akşamları Yunan, Fas, İtalyan, Arjantin mutfaklarının sunulduğu küçük restoranlar hem bölge sakinlerinin hem de turistlerin ilgisini oldukça çekiyor. Bu anı yaşadığım ve burada olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum ve oldukça huzurluyum. Bu oyun oynanan bölümün hemen arkasında küçük bir müze-sergi alanı gibi bir yer var. Gözlerimi kapatıp, Burada diğer mevsimlerin hayalini kuruyorum. Daha doğrusu Marie Medicis'in isteği üzerine yapılmış bu müze. İnsanlar yeşilliğe yayılmış, kimseyi rahatsız etmeden sohbet ediyorlar. Bazıları yemekleri yiyor ama asla pis bir mangal kokusu veya görüntüsü görmeniz mümkün değil.

Hayvani duygularla değil sadece ihtiyaçtan yemek yiyorlar. Parkın güney ucundaki bu çeşme Paris'in en görkemli çeşmelerinden biri diyebiliriz. Bronz çeşmenin üzerinde yerküreyi taşıyan ve dört kıtayı simgeleyen dört kadın heykeli bulunuyor. Parktan çıktıktan sonra her zaman yemek yediğimiz bölgeye doğru metroyla hareket ediyoruz. Hemen dibimizdeki masada oturan adamın yediği yemeği yarın akşam yemek için plan yapıyoruz. Beşinci kıta olan Okyanusya simetri kaygısıyla dışarıda bırakılmış. Bu akşam Paris'te çok ünlü olan Kuzey Afrika Mutfağı'nı tatmaya başlayacağız. Diğer tarafımızda oturan çiftten de fotoğrafımızı çekmeleri için rica ediyoruz.

Yemekten sonra yine Notre Dame'a gidip akşam eğlencelerini izleyeceğiz. Her gün burada olan bir topluluk var, artık oyunlarını ezberlesek de onları izlemek bizi mutlu ediyor. Tam Notre Dame'ın karşı köşesinde çok ünlü bir kitabevi burası. Ününü de Ernest Hemingway gibi yazarların kitaplarını basmasından alıyor. Eğer buradan bir kitap alırsanız kitabınıza mutlaka "Shaespeare and Co Kilometre Zero Paris" damgasını bastırmayı unutmayın, adettendir. Bugün itibariyle artık biraz daha merkezden uzaktaki yerlerde dolaşmaya başlıyoruz. Günün ilk durağı Paris'in birçok ünlü kişisinin de mezarlığının bulunduğu Pere Lachaise Mezarlığı olacak.

Yine ulaşımımızı metroyla yaparak , metrodaki güzel akordeon konserleriyle kulağımızın pasını atarak Pere Lachaise durağında iniyoruz. Gezintimize mezarlığın tepesinden doğru başlıyoruz. Mezarlık zaten şehre bakan bir tepenin üstüne kurulmuş durumda. Louise'nin günah çıkarma papazı olan Pere la Chaise'ye aitmiş. Mezarlık Paris burjuvası arasında öyle ün kazanmış ki yüz yıl boyunca 6 lez genişletilmiş. Ünlülerin değişik mezarları sayesinde burası aslında bir gezinti alanı gibi bir hale gelmiş. Bizim mezarlıklarımızdaki gibi bir hisse kapılmıyorsunuz. Girmeden ana kapının etrafındaki dükkanlardan mutlaka kimin nerede yattığına dair bilgilendirici bir mezar haritası almanızı öneririm. Yoksa bu koca alanda kim nerede diye aramanız çok zor olacaktır.

Mezarlığın tam ortasında kocaman bir Krematoryum var. Biz oradayken bir cenazenin de yakılma işlemi gerçekleşiyordu. Mezarlığın girişe göre sol bölümünde olan Ahmet Kaya'nın mezarlığını aramaya başladık ki bir Fransız çıktı ortaya. Nereli olduğumuzu sordu ve cevabımızı verince "Burada iki Türk yatıyor. Onun tarif ettiği tarafa doğru yürürken ünlü yazar Balzac'ın mezarını gördük. Ahmet Kaya'nın mezarını ararken aynen bizim gibi onu arayan iki genç Türk gördük. Karşımıza bir Türk daha çıkıp nerede olduğunu söyleyince sevindik. Bir anda bu kadar Türk nasıl buluştuk bir anlam veremedik ama, iyi de oldu. Mezarlığı bulunca Almanya'dan gelen üç kişinin mezarlığı düzenleyip, Kürt bayrağı yerleştirdiğini gördük.

Mezardan ayrılınca aşağıya doğru Krematoryumla aynı hizada olan bir terasta oturup, yemeğimizi yedik. Mezarlıkta yemek mi yenir demeyin ama gün öğleyi bulmuşken biz hala mezarlıkta dolanıyor ve hala göreceğimiz bir iki mezarlık bulunuyorken yemek yemeden olmuyor. Biraz dinlendikten sonra mezarlığın girişe göre sağına doğru ilerliyoruz. Ve son olarak giriş kapısının hemen solundan duvarın dibinden yürürseniz, yolun sonuna doğru Yılmaz Güney'in mezarını görebilirsiniz. Biz gittiğimizde Gezi eylemleri ile ilgili yazılar ve fotoğraflar mezarlığın üstünü kaplamıştı. Dinlenme, yeme, içme faslından sonra yine metro aktarmalarıyla Paris'in doğusunda bulunan bir parka, Buttes-Chaumont'a doğru ilerliyoruz.

Ama parka girer girmez herkes gibi biz de çimlere kendimizi atıp, şekerleme yapıyoruz. Turistler tarafından pek ziyaret edilmeyen bir Park burası aslında. Daha yukarılarda bulunan Buttes Bergeyre Köyü'nden aşağılara indiğinizde parka ulaşıyorsunuz. Burada büyük bir adayı çevreleyen bir göl, dekoratif bir kule ve harika ağaçlar bulunuyor. Napolyon ve Baron Hausmann tarafından 1864 yılında yapılmış. Eskiden bir çöplük olan bu mekanı baştan yaratmışlar. Asma köprüden geçince kırmızı taşlarla döşeli başka bir köprü daha var ama tadilat nedeniyle onu geçemiyoruz. Tepeden aşağıya inerek biraz da göl kenarında yürüyoruz. Parktakilerden bazıları banklarda oturup gölün tadını çıkartırken bazıları da kitap okumayı balık tutmayı tercih ediyorlar.

Biz de merdivenlerle yükselen bir tepeye doğru ilerliyoruz. Şelaleyi de görünce gölü tam olarak döndüğümüzden; Paris'in işçi mahallesinde yer alan St-Martin Kanalı'na metroyla geçmek üzere parktan ayrılıyoruz. Tepede Roma yakınlarındaki Syble Tapınağı'nın benzeri bir yapı var. St-Martin Kanalı'nda yürüyerek Paris'in fabrikaları, depoları, tavernaları, gibi eski yapıları hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Öğrendiğimize göre Edith Piaf bile ilk şarkılarını bu sokaklarda söylemiş. Kanal boyunca eski demir köprülere, ağaç iskelelere, balıkçılara, nehir mavnalarına tanık rastlayabilirsiniz. Bassin de la Vilette ile Sein Nehrini birleştiren kanala biz Rotonda de la Vilette binasının önündeki meydandan başladık.

Kuskus bizim köftelik ince bulgurdan başka bir şey değil. The winning patterns on slot machines — the amounts they pay and the frequencies of those payouts — are carefully selected to yield a certain fraction of the money played to the "house" the operator of the slot machine , while returning the rest to the players during play. It can be calculated that over a sufficiently long period, such as 1,000,000 spins, that the machine will return an average of 0,000 to its players, who have inserted ,000,000 during that time. Within some EGM development organizations this concept is referred to simply as "par. A slot machine's theoretical payout percentage is set at the factory when the software is written.

Changing the payout percentage after a slot machine has been placed on the gaming floor requires a physical swap of the software or firmware, which is usually stored on an EPROM but may be loaded onto non-volatile random access memory NVRAM or even stored on CD-ROM or DVD, depending on the capabilities of the machine and the applicable regulations. Based on current technology, this is a time-consuming process and as such is done infrequently. Other jurisdictions, including Nevada, randomly audit slot machines to ensure that they contain only approved software. Historically, many casinos, both online and offline, have been unwilling to publish individual game RTP figures, making it impossible for the player to know whether they are playing a "loose" or a "tight" game.

Since the turn of the century some information regarding these figures has started to come into the public domain either through various casinos releasing them—primarily this applies to online casinos—or through studies by independent gambling authorities. The return to player is not the only statistic that is of interest. The probabilities of every payout on the pay table is also critical. For example, consider a hypothetical slot machine with a dozen different values on the pay table. However, the probabilities of getting all the payouts are zero except the largest one.

Also, most people would not win anything, and having entries on the paytable that have a return of zero would be deceptive. As these individual probabilities are closely guarded secrets, it is possible that the advertised machines with high return to player simply increase the probabilities of these jackpots. The added advantage is that these large jackpots increase the excitement of the other players. This game, in its original form, is obsolete, so these specific probabilities do not apply. He only published the odds after a fan of his sent him some information provided on a slot machine that was posted on a machine in the Netherlands.

The psychology of the machine design is quickly revealed. There are 13 possible payouts ranging from 1: The 5: Most players assume the likelihood increases proportionate to the payout. The one midsize payout that is designed to give the player a thrill is the 80: It is programmed to occur an average of once every 219 plays. The 80: More than likely the player began the game with at least 80 times his bet for instance there are 80 quarters in. In contrast the 150: The highest payout of 2,400: The player who continues to feed the machine is likely to have several midsize payouts, but unlikely to have a large payout.

He quits after he is bored or has exhausted his bankroll. Despite the fact that they are confidential, occasionally a PAR sheet is posted on a website. They have limited value to the player, because usually a machine will have 8 to 12 different possible programs with varying payouts. In addition, slight variations of each machine e. The casino operator can choose which EPROM chip to install in any particular machine to select the payout desired. The result is that there is not really such a thing as a high payback type of machine, since every machine potentially has multiple settings.

Without revealing the proprietary information, he developed a program that would allow him to determine with usually less than a dozen plays on each machine which EPROM chip was installed. Then he did a survey of over 400 machines in 70 different casinos in Las Vegas. He averaged the data, and assigned an average payback percentage to the machines in each casino. The resultant list was widely publicized for marketing purposes especially by the Palms casino which had the top ranking. One reason that the slot machine is so profitable to a casino is that the player must play the high house edge and high payout wagers along with the low house edge and low payout wagers.

Other bets have a higher house edge, but the player is rewarded with a bigger win up to thirty times in craps. The player can choose what kind of wager he wants to make. A slot machine does not afford such an opportunity. Theoretically, the operator could make these probabilities available, or allow the player to choose which one so that the player is free to make a choice. However, no operator has ever enacted this strategy. Different machines have different maximum payouts, but without knowing the odds of getting the jackpot, there is no rational way to differentiate. In many markets where central monitoring and control systems are used to link machines for auditing and security purposes, usually in wide area networks of multiple venues and thousands of machines, player return must usually be changed from a central computer rather than at each machine.

A range of percentages is set in the game software and selected remotely. In 2006, the Nevada Gaming Commission began working with Las Vegas casinos on technology that would allow the casino's management to change the game, the odds, and the payouts remotely. The change cannot be done instantaneously, but only after the selected machine has been idle for at least four minutes. After the change is made, the machine must be locked to new players for four minutes and display an on-screen message informing potential players that a change is being made. Often machines are linked together in a way that allows a group of machines to offer a particularly large prize, or "jackpot".

Each slot machine in the group contributes a small amount to this progressive jackpot, awarded to a player who gets, for example, a royal flush on a video poker machine or a specific combination of symbols on a regular or nine-line slot machine. The amount paid for the progressive jackpot is usually far higher than any single slot machine could pay on its own. In some cases multiple machines are linked across multiple casinos. In these cases, the machines may be owned by the manufacturer, who is responsible for paying the jackpot. The casinos lease the machines rather than owning them outright. Casinos in New Jersey, Nevada, and South Dakota now offer multi-state progressive jackpots, which now offer bigger jackpot pools.

Mechanical slot machines and their coin acceptors were sometimes susceptible to cheating devices and other scams. One historical example involved spinning a coin with a short length of plastic wire. The weight and size of the coin would be accepted by the machine and credits would be granted. However, the spin created by the plastic wire would cause the coin to exit through the reject chute into the payout tray. This particular scam has become obsolete due to improvements in newer slot machines. Another obsolete method of defeating slot machines was to use a light source to confuse the optical sensor used to count coins during payout.

Modern slot machines are controlled by EPROM computer chips and, in large casinos, coin acceptors have become obsolete in favor of bill acceptors. These machines and their bill acceptors are designed with advanced anti-cheating and anti-counterfeiting measures and are difficult to defraud. Early computerized slot machines were sometimes defrauded through the use of cheating devices, such as the "slider" or "monkey paw". Computerized slot machines are fully deterministic and thus outcomes can be sometimes successfully predicted. In the United States, the public and private availability of slot machines is highly regulated by state governments.

Many states have established gaming control boards to regulate the possession and use of slot machines. Nevada is the only state that has no significant restrictions against slot machines both for public and private use. In New Jersey, slot machines are only allowed in hotel casinos operated in Atlantic City. Several states Illinois, Indiana, Louisiana and Missouri allow slot machines as well as any casino-style gambling only on licensed riverboats or permanently anchored barges. Since Hurricane Katrina, Mississippi has removed the requirement that casinos on the Gulf Coast operate on barges and now allows them on land along the shoreline.

Delaware allows slot machines at three horse tracks; they are regulated by the state lottery commission. In Wisconsin, bars and taverns are allowed to have up to five machines. These machines usually allow a player to either take a payout, or gamble it on a double-or-nothing "side game". A player redeems his winnings by pressing a button to print a ticket, which the bartender redeems for cash. The territory of Puerto Rico places significant restrictions on slot machine ownership, but the law is widely flouted and slot machines are common in bars and coffeeshops. Conversely, in Connecticut, Hawaii, Nebraska, South Carolina, and Tennessee, private ownership of any slot machine is completely prohibited.

The remaining states allow slot machines of a certain age typically 25—30 years or slot machines manufactured before a specific date. Native American casinos located in reservations are not permitted to have slot machines unless the tribe first reaches a pact with the state in which it is located per Indian Gaming Regulatory Act. For a detailed list of state-by-state regulations on private slot machine ownership, see U. Typically, a pact entitles the state to receive a fraction of the gross revenue from slot machines.

Some states have restrictions on the type called "class" of slot machines that can be used in a casino or other gaming area. The Indian Gaming Regulatory Act establishes three classes of games with a different regulatory scheme for each: Class I gaming is defined as 1 traditional Indian gaming, which may be part of tribal ceremonies and celebrations, and 2 social gaming for minimal prizes. Regulatory authority over class I gaming is vested exclusively in tribal governments and is not subject to IGRA's requirements.

Class II gaming is defined as the game of chance commonly known as bingo whether or not electronic, computer, or other technological aids are used in connection therewith and, if played in the same location as the bingo, pull tabs, punch board, tip jars, instant bingo, and other games similar to bingo. Class II gaming also includes non-banked card games, that is, games that are played exclusively against other players rather than against the house or a player acting as a bank. The Act specifically excludes slot machines or electronic facsimiles of any game of chance from the definition of class II games.

Tribes retain their authority to conduct, license, and regulate class II gaming, provided it complies with the Act - including the requirement that the Tribal government adopt a gaming ordinance approved by the National Indian Gaming Commission NIGC. Tribal governments are the primary entity responsible for regulating class II gaming on its lands. Only Hawaii and Utah continue to prohibit all types of gaming. It includes all forms of gaming that are neither class I nor II. Games commonly played at casinos, such as slot machines, blackjack, craps, and roulette, clearly fall in the class III category, as well as wagering games and electronic facsimiles of any game of chance.

Generally, class III is often referred to as casino-style gaming. Before a Tribe may lawfully conduct class III gaming, the following conditions must be met: The regulatory scheme for class III gaming is more complex than a casual reading of the statute might suggest. Although Congress clearly intended regulatory issues to be addressed in Tribal-State compacts, it left a number of key functions in federal hands, including approval authority over compacts, management contracts, and Tribal gaming ordinances. Congress also vested the Commission with broad authority to issue regulations in furtherance of the purposes of the Act.

Many American casinos offer free memberships in "slot clubs", which return a fraction of the amount of money that is bet in the form of comps complimentary food, drinks, hotel rooms, or merchandise , or sometimes as cash or a promise to pay cash at a later date. These clubs require that players use cards that are inserted into the slot machines, to allow the casinos to track the players' "action" how much each player bets and for how long , which is often used to establish levels of play that may make players eligible for additional comps. The slot machine with 3 reels is a classical variant that is often used in the ground gaming establishments.

Currently, these gaming devices are gradually sliding and here come contemporary models instead of them. They are very alluring for keen players because of their numerical coefficients, free spins, and jackpots, which is regarded as accumulative. The slot machine with 7 reels is accessible only in the exclusive online surroundings but they continue to gain an obvious favorite in the circle of players as well. They vary from others as they do not have bonus rounds and there is also a minimum number of lines up to 10 but they allow gamers to attain minor payments several times in a row.

The slot machine with 9 reels is not very common but still, it attracts gamblers with its creative design and captivating bonus regimes. The lines are set up in a vertical, horizontal and diagonal way. They are very popular due to rapid and progressive jackpots. These fall under the jurisdiction of the province or territory without reference to the federal government. Thus no two provincial regulatory or operational regimes are the same. The 10 provinces all have gaming departments and slot machine play is available in venues across all. Part of the revenues go to the local government which in turn gives a percentage to the federal government. Choice of slots available is a province by province negotiation with the local Gaming Department.

Individual territories have such small populations that there are no dedicated departments or land based facilities to play. The history of First Nation's gaming in Canada is short but contentious. Only 12 First Nation casinos exist scattered over five provinces. The Assembly of First Nations view jurisdiction over gaming on First Nation land as part of their constitutional rights protected by section 35 1 of the Constitution Act, 1982. However the Supreme Court of Canada has rejected First Nation's claims to a right to conduct gaming activities. Nevertheless, the First Nation casino's largest revenue driver is from slot machine play and the regulation of these is by agreement with an Indigenous Gaming Regulator, a delegated sub-group of each province Gaming Authority.

All provinces have dedicated problem gambling help lines and research, and the territories have health and social service support for individuals with gambling problems. In Australia "Poker Machines" or "pokies" are officially termed "gaming machines". Australian-style gaming machines frequently use video displays to simulate physical reels, usually five. These machines have additional bonusing and second-screen features such as free games and bonus levels. They also allow for multiple lines up to 200 or multiple ways up to 3,125 to be played. Late in 2010, there were 200,057 poker machines operating in Australia, which was 2.

On multiway games, players play the entire position of each reel instead of fixed lines or patterns. For instance, if a player plays 1 reel on a 243 way game, they receive three symbols in the first reel which pay anywhere in the three positions, while all other reels pay in the centre only, with unused areas darkened. On the other end of the scale, if the player plays 5 reels, symbols can appear anywhere in the window and will pay as long as there is one in each reel. Most games however still require the symbols appearing left to right, sometimes this even includes scatters. Other multiway games give you even more ways by using a 4x5 or 5x5 pattern, where there are up to 5 symbols in each reel, allowing for up to 1,024 and 3,125 ways to win respectively.

These games typically cost more than their 243 way Reel Power counterparts. Recently, IGT has also started to manufacture multiway games. Gaming machine manufacturer Konami Australia also made an alternative way of gaming by using patterns, where symbols pay adjacent to one another. Most of these games have a hexagonal reel formation, and much like multiway games, any patterns not played are darkened out of use. On both systems, scatter symbols still pay in the darkened areas just like standard machines where scatters do not have to appear on a payline. The laws regulating the use of gaming machines in Australia are a matter for State governments, and as such they vary between States.

Gaming machines are found in casinos approximately one in each major city as well as pubs and clubs in some states usually sports, social, or RSL clubs. The first Australian state to legalize this style of gambling was New South Wales in 1956 when they were made legal in all registered clubs in the state. There are suggestions that the proliferation of poker machines has led to increased levels of problem gambling; however, the precise nature of this link is still open to research. The primary reason for this is that gaming machines have been legal in the state of New South Wales since 1956 and over that time the number of machines has grown to 97,103 at December 2010, including the Australian Capital Territory.

By way of comparison, the US State of Nevada which legalised gaming including slots several decades before NSW, had 190,135 slots operating. As of December 1, 2007, all gaming machines with support for 0 notes were banned due to an amendment to the gaming laws; all gaming machines made since 2003 comply with this rule. This new law also banned machines which would automatically play with the button held. One exception to these laws exists in Crown Casino, any player with a VIP loyalty card can still insert 0 notes and use the autoplay feature, whereby the machine will continue to play without player intervention until credit is exhausted or the player intervenes.

All gaming machines in Victoria have an information screen accessible to the user by pressing the 'i key' button, showing the game rules, paytable, return to player percentage, and the top and bottom five combinations, with the odds shown. These combinations are stated to be played on a minimum bet usually 1 credit per line, with 1 line or reel played , excluding feature wins. Western Australia only permits the use of particular forms of gaming machine in Burswood casino, and no gaming machines may be used elsewhere. This policy the most restrictive in Australia had a long historical basis, and was reaffirmed by the 1974 Royal Commission into Gambling: It requires no thought, no skill or social contact.

Watching people playing the machines over long periods of time, the impressionistic evidence at least is that they are addictive to many people. Historically poker machines have been banned from Western Australia and we consider that, in the public interest, they should stay banned. Independent candidate Andrew Wilkie, an anti-pokies campaigner, was elected to the Australian House of Representatives seat of Denison at the 2010 federal election. Wilkie was one of four crossbenchers who supported the Gillard Labor government following the hung parliament result. Wilkie immediately began forging ties with Xenophon as soon as it was apparent that he was elected. In Russia, slot clubs appeared quite late, only in 1992.

Before 1992 slot machines were only in the casino and in small shops, but later slot clubs began to grow over the country. The most popular and numerous clubs were "Vulcan 777" and "Taj Mahal". After 2009, when a ban on gambling establishments, almost all slot clubs disappeared, and appeared only in a specially authorized gambling zones. Casinos built under the provisions of the 1968 Act are allowed to house up to twenty machines categories B to D or any number of C or D machines instead. As defined by the 2005 Act, large casinos will have a maximum of one hundred and fifty machines of any combination of machines in categories B to D, within the total limit of one hundred and fifty subject to machine to table ratio of 5: Category A games were defined in preparation for the planned "Super Casinos.

As a result, there are no lawful Category A games in the UK. However, the differences between B1, B3 and B4 games are mainly the stake and prizes as defined in the above table. FOBTs are mainly found in licensed betting shops, or bookmakers, usually in the form of electronic roulette. The games are based on a random number generator and thus the probability of getting the jackpot in each game is independent of any other game, and these probabilities are all equal. If a pseudorandom number generator is used instead of one that is truly random, the probabilities are not truly independent, since each pseudorandom number is determined at least in part by the one generated before it.

Category C games are often referred to as fruit machines, one-armed bandits and AWP amusement with prize. Fruit machines are commonly found in pubs, clubs, and arcades. Machines commonly have three reels, but can be found with four or five reels with around sixteen to twenty-four symbols printed around them. The reels are spun each play, and if certain combinations of symbols appear then winnings are paid by the machine, or a subgame is played. These games often have many extra features, trails and subgames with opportunities to win money; usually more than can be won from just the payouts on the reel combinations.

Fruit machines in the UK almost universally have the following features, generally selected at random using a pseudorandom number generator: It is known for machines to pay out multiple jackpots, one after the other this is known as a streak or rave but each jackpot requires a new game to be played so as not to violate the law about the maximum payout on a single play. Typically this involves the player only pressing the Start button for which a single credit is taken, regardless of whether this causes the reels to spin or not.

Slot machines are a fairly new phenomenon and they can be found mostly in pachinko parlors and the adult sections of amusement arcades, known as game centers. The machines are regulated with integrated circuits, and have six different levels changing the odds of a 777. Parlor operators naturally set most machines to simply collect money, but intentionally place a few paying machines on the floor so that there will be at least someone winning, encouraging players on the losing machines to keep gambling, using the psychology of the gambler's fallacy. Despite the many varieties of pachislot machines, there are certain rules and regulations put forward by the Security Electronics and Communication Technology Association, an affiliate of the National Police Agency.

All reels must be accompanied by buttons which allow players to manually stop them, reels may not spin faster than 80 RPM, and reels must stop within 0. In practice, this means that machines cannot let reels slip more than 4 symbols. Other rules include a 15 coin payout cap, a 50 credit cap on machines, a 3 coin maximum bet, and other such regulations. Although a 15 coin payout may seem quite low, regulations allow "Big Bonus" c. While the machine is in bonus mode, the player is entertained with special winning scenes on the LCD display, and energizing music is heard, payout after payout.

Three other unique features of Pachisuro machines are "stock", "renchan", and tenjō. On many machines, when enough money to afford a bonus is taken in, the bonus is not immediately awarded. Typically the game merely stops making the reels slip off the bonus symbols for a few games. If the player fails to hit the bonus during these "standby games", it is added to the "stock" for later collection. Many current games, after finishing a bonus round, set the probability to release additional stock gained from earlier players failing to get a bonus last time the machine stopped making the reels slip for a bit very high for the first few games. As a result, a lucky player may get to play several bonus rounds in a row a "renchan" , making payouts of 5,000 or even 10,000 coins possible.

The lure of "stock" waiting in the machine, and the possibility of "renchan" tease the gambler to keep feeding the machine. To tease them further, there is a tenjō ceiling , a maximum limit on the number of games between "stock" release. For example, if the tenjō is 1,500, and the number of games played since the last bonus is 1,490, the player is guaranteed to release a bonus within just 10 games. Because of the "stock", "renchan", and tenjō systems, it is possible to make money by simply playing machines on which someone has just lost a huge amount of money.

They are easy to recognize, roaming the aisles for a "kamo" "sucker" in English to leave his machine. In short, the regulations allowing "stock", "renchan", and tenjō transformed the pachisuro from a low-stakes form of entertainment just a few years back to hardcore gambling. Many people may be gambling more than they can afford, and the big payouts also lure unsavory "hyena" types into the gambling halls. To address these social issues, a new regulation Version 5. Moreover, all pachisuro machines must be re-evaluated for regulation compliance every three years. Version 4. Natasha Dow Schüll, associate professor in New York University's Department of Media, Culture, and Communication, uses the term "machine zone" to describe the state of immersion that users of slot machines experience during gambling, in which they lose a sense of time, space, bodily awareness, and monetary value.

Slot players were observed experiencing heightened arousal from the sensory stimulus coming from the machines. They "sought to show that these "losses disguised as wins" LDWs would be as arousing as wins, and more arousing than regular losses". The 2011 60 Minutes report "Slot Machines: